İçim acıyor anne, biliyorum birçok annenin de içi acıyor… Birçok kadın gördüm sokaklarda, boya yerine kan yapışmış dudaklarına. Sağıma baktım evladı koynunda el açmış yalnızlığa, solumda düş kırıklığı boynunda gezenler… Çığlıklar duydum anne, sen gibi yetiştirmişler oysa, gözünden anlamışlar kalbinden geçeni, aklını okumuşlar da sahip olamamışlar o çocuğa. Bir müsvedde ile yol çizmişler ve öl demişler… Mordan nefret ettim anne, kızlar en çok bu rengi sever oysa. Kırmızı da artık kızların elbisesindeki boya olmaktan çıktı. Üzeri taşlı kırmızı terlikleri yerini aldı sıçramış kan lekeleri. Korkuyorum anne, bir çok insanın rengi değişti. Ufacık kızların gülümsemeleri karanlığa atıldı, küçücük güldüler oysa ve dünyada hiç yer kaplamadılar aslında. Şuracıkta da yaşar, bir ekmek bulurlardı yaşamaya. İçim daralıyor anne, gözlerimde acı bakışların anısı, gönlümde derin sızıların yansıması…Gördüklerim,göreceklerimin aynası. Evren ölüyor anne, doğmamış bebeklerin ruhuna sürülüyor bu kaderin karası.

By essizlik

Kadınca düşünmenin böylesi zor olduğu bir evrende, istenen değil hisseden bir kadın olarak var olmaya çalışmak...

Bir Cevap Yazın