Ne kadar zorsun sen “kadın olmak”.
Taa en doğduğun anda başlar ayrımcılığın.
Kız mı!? Aman eksik etek işte derler…
Erkek adamın erkek çocuğu olur derler…
İkinci erkek olur, olmadı üçüncü, dördüncü derler…
Sağlık mı? bu düşüncede olanlar için önemli değildir. Onlar için önemli olan cinsiyet!
Her acıya, her kalbe yakın olmaktır “kadın olmak”.
Hele ki ANNE’ysen.
“Kadın olmak” masallarda bile zor!
Hepsini ya okuduk, ya anlattılar.
…Yediği elmadan zehirlenen.
…Yedi cücelere dadılık yapan.
…Kuleye kapatılan.
…Kül kedisi olan.
V.s… Bir kaçı.
“Kadın olmak” demek, bir bardak çaya efkârını, gökyüzüne hayâllerini, bir bakışa şevkâti, bir bebeği karnına, bir ömür kalbine sığmaz dediği her şeyi sığdıran demek.
Kadın isterse, bir şarkıya hıçkırıklarını, bir kahveye sırlarını sığdırır. Bir tek kendini sığdıramaz şu koca dünyaya…
Kadın anneyse, inatçıdır. Evlatlarına kol kanattır. Nefes aldığı sürece umuttur. Asla vazgeçmeyendir.
Zordur “Kadın olmak”.
Kalbi kırılsa da kanadı kırılsa da parçalarını toplar.
Çok sever, çok özler, çok mücadele eder ve en çok da sabreder.
Her şeyin kıymetini ve değerini iyi bilir.
Kadın HAYAT’tır aslında.
Hayat arkadaşıdır. Hayatı elinden alınandır.
“Kadın olmak”
Bazen yarım kalan hikâyenin kahramanıdır. Zalimin elinde…

EMRAN VURAL

Bir Cevap Yazın