“Unut” sana yaşatılan her ne varsa…
İsimleri “unut”, nerede olduklarını “unut”…
Sana dost gibi yaklaşıp, kuyunu kazanları “unut”…
Sevinçlerini, hüzüne çevirenleri “unut”…
Yalnızlığına sebep olanları “unut”…
Ve…
Kendi kalabalığına sıkı sarıl.
Sarıl ki! Çok incinme.
ASLA; nereden, nasıl geldiğini de “unut”ma…
Unutma ki! Geç olmadan herkese gereken cevabını ver…
Bunu konuşmadan da yapabilirsin. Başarılarınla, hayata karşı olan duruşunla.
Geride kalanları, bırak orada kalsınlar.
Bırak ki!
Unutulduklarını anlasınlar…

Bir Cevap Yazın