Binbir umut yığıldıysa üst üste
Bir ömür bir nefes başak tükendi
Katran karası döndüyse de süte
Tadından yenmez kaymak tükendi

Bahçemizdeki mor sümbüller soldu
Gönül evine gam keder dert doldu
Pir sevdim ağladım yaşım kan oldu
Sevda pınarında kaynak tükendi

Kimi zaman karaydı sevda bazı ak
Şimdi kime kaldı sevgimizde hak
Beden budandı dalım çırılçıplak
Ardıç ağacında yaprak tükendi

Bazı sessiz çığlığım var mı duyan
Kaç kat giyinirsen giyin kalp üryan
Kurban oldum İsmail yerine koyan
Taşlar kayalar yaran bıçak tükendi

Ömür bahçem hicran bağımda hazan
Mukaddes yazımızı karlara yazan
Bulunmaz mı ‘ben’ mezarını kazan
Bedenleri çürüten toprak tükendi

Seyri hoştur bakmışsan bir bakışta
Zalim olursun yakmışsan bir bakışta
Gönlüme yafta takmışsan bir bakışta
Karalar içine gizlenmiş ak tükendi

Hayır gelmez hayırsızın hayrından
Günden umut yok hayrola yarından
Sevdiğin gitmişse kalp diyarından
Ölüme selam eden şakak tükendi

Şimdi ecel durur anbean karşımda
İlk ayrılık havası gencecik yaşımda
Zay’oldu günlerim yazımda kışımda
Kusuri’yi göreceğin şafak tükendi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın