gün’aydını olmayan yarınlara
doğdum
bir göz açtım
doğdu dediler
allayıp pullayıp
ezanlarla pışpışladılar
annemin elinde eteğinde
dünyayı tanıdım
acımadı acıtmadı
belki ana rahminin
koruyucu zırhı
vardı
belki incinmeyen kalbim
belki tanrının kutsanmışlığı
büyüdüm
zırhım düşmüş
bir soğuk yel  işlemiş
iliklerime iliklerime
bir damla yaş dökülmüş
boğulmuşum kendi yaş’ımda
bir buz sarmış
ciğerimin
tam ortasını
büyüdüm
gün’aydını olmayan
yarınların
bir de bitmeyen geceleri var
selalarla öldüğüm
bitiremediğim
gecelerin
güneşin ay’ı
var
ay’ın güneşi
ben hangisiyim
zırhım düştü
süngüsüz kaldım
tanrım
SİBEL KARAGÖZ

Bir Cevap Yazın