3 Mart 1992 de ki elim kazada ölen tüm madenciler Allah’tan rahmet. Geride kalan tüm yetimlere sabır diliyorum. Umarım bir daha böyle kader yaşamayız…

8,15 suları bir patlama sesi geldi uzaktan
Alevler dumanlar çıkıyordu 30 nolu ocaktan
Bir bağrışma bir haykırış duyuldu uzaktan
Yanıyor MADENCİ yok oldu dediler…
Bir anda ana-baba gününe döndü ortalık
Üç-beş kişi çıktı suratları gece gibi karanlık
Bütün gözler dolu, millette belirsiz şaşkınlık
Yanıyor MADENCİ yok oldu dediler…
Analar doluştu boş boş bakmada bebeler
Bu gün için mi yok olup gitmişti seneler
Ağıtlar yakıldı yürekleri dövmede eller
Yanıyor MADENCİ yok oldu dediler…
Nice ocaklar söndü bebeler kaldı yetim
Ben böyle olaylara eskiden beri illetim
Hani nerede emniyet, nerede kaldı beyler
Yanıyor MADENCİ yok oldu dediler…
Bir gün bu kalkan yumruklar elbet iner
O zaman görürüm korkakları inlerine siner
Umarım bu şiirimle acılarımız diner
Emre ölenlere rahmet, yetimlere sabır diler…

Şiirbaz
03. MART. 1992

Reklamlar

By şiirbaz -emre vehbi alkan

Önce anamın çığlığı yankılanmış dört duvarda. Sonra kıçıma inen tokatlarla benim çığlığım sarmış dört bir yanı. Annemin yorgun ama gülümseyen yüzünü kıskanmış melekler. Babamın telaşlı yüzünü, yeni bir can sahibi olmanın sevinciyle, canının yani annemin acıyan canının hüznünü, bir yüzünde iki duyguyu nasıl taşıdığını hiç kimse görememiş. Dişlerinin arasında parçalanan dudaklarını sadece annem fark etmiş öperken yüzünü. Bir saniyenin ne kadar da uzun olduğunu sadece babalar, babam bilirmiş ben doğarken. Doğmuşum velhasıl. İlk tokadı ebemden yemişim kıçıma. Sonra babam nakşetti avucunun izini yüzüme. Sonra amcalar. Neymiş efendim, duvarlara yazı yazmamalıymışım. Daha sonraları söküp yüreğimi göğsümden avucuna bıraktığım güzeller tokatladı beni. Hem de ne tokat. Dünya döndükçe ben batıya döndüm. Baktım ki ben büyüdükçe hayat da büyüyor, bıraktım ipin ucunu. İstemem büyük olmanın suçunu. Sonra dediler ki her şeyin bir kuralı var. Evet ama ne yaparsın; büyümek için geç kaldım, hep yüreğimden güç aldım. Kırk yıllık bir tomurcuk gibi asılı kaldım gül dalına. Eğer ben açarsam yapraklarımı, sırasını bekliyor sonbahar, biliyorum gözlerini bana dikmiş. Şişşşşt, aman ha duymasın bizi aramızda kalsın, uyandırmayın kerizi...

Bir Cevap Yazın