bedensizdi özlemlerim

sarılacak kolu

öpecek dudağı

vermemişti

yaradan

bir uzun ince

yoldu

sırat köprüsü

desen

çıkılırmıydı

serde cambazlıkta

yoktu

bir de uzakları yakın eden

düşler

gündüz gözüyle

yapışırdı

yakama

oldum bittim

gurbetteyim

ben mi

içindeyim

içim mi

gurbette

çözemedim

içimin gurbetleri bitmez

hoş bitse

bedensiz özlemlerim

elli ayaklı

sesli sessiz

sarılır

öper mi

içimin gurbetleri işte

düş’tü

en derine…

Sibel Karagöz

Bir Cevap Yazın