Bir selamını bile değmedik
Değmedik bir tebessümünün menzili olmayı
Bir nazar atsan göz ucunla
Bir eğsen başını selam kastıyla
Benim olurdu dünyalar
Ben olurdum belki de en mesudu divanelerin
Nice değmezleri barındırırken gönül limanında
Affedip saklarken tahammül kanatlarınla
Cürümlerinin bile affetmediği nicelerini
Kimliklerinden şahsiyetlerini silenlerin
Silmezken adlarını
Silindim gönül sayfandan bir çırpıda
Bir ben uğradım hışmına
Gazabına bir ben çarpıldım
Söyle ben mi yedim yasak meyveyi de
Kovuldum gönül ireminden
Ben mi döktüm de ilk kanı
Sürüldüm ülkenden
Ben mi yaktım içindeki Roma’yı da
Yaktın beni bir tek kelamınla cayır cayır
Binlerce kez hayır
Olmadı ey dost
Olmadı en dost
Olmadı
Ne oldu da tükendi sıra bana gelince tahammülün?
Merhamet membaı bakışların nerede?
Yükledin nefretin en zehirli oklarını da
Ha bire savuruyorsun gözüme, gönlüme
Öldüm diyorum öldüm kahrımdan
Anlasana be hey!
Anla artık!
Suretin de senin olsun
Cemalin de!
Nedir Allah aşkına bu kahır?
Ben kelamına vurulmuşken
Vurma beni kelamınla
Sözün kurşundan ağır
Değmedik merhametini
Sevgini, şefkatini değmedik
Af çıkarken en azılı katillere bile
Çıkmadı bize bir af!
Affın ölümüm olur bilirim de
Yine de merhametini beyhude beklerim
Halit Yıldırım

Bir Cevap Yazın