Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bizde ister istemez bunun içerisinde yer alıyoruz. Özellikle cep telefonları reklamlarında etkisiyle küçük büyük herkeste mevcuttur. Zararlarını bir kenara bırakırsak, doğal afetlerde, depremlerde her ne kadar hatlar kilitlense de, açık olduğu zamanlarda acil iletişim açısından  çok faydalıdır. Bu görüşümü destekleyici olması açısından aşağıda birkaç tane yaşanmış örnek sunmak istiyorum.

      Gölcük Merkez Camii İmamı- Hatibi Hüsnü Akbaş Hoca,  depremi cep telefonu ile öğrenmiş ve kurtarmaları için yine bu telefonla İstanbul’daki oğluna haber göndermiş. İlk anda müthiş bir gürültüyle uyanmış Hüsnü Hoca. Deprem bir ara hafif duraksamış, peşinden şiddetlenmiş. ’’ O anda ‘’ Herhalde Kıyamet kopuyor’’ diye düşündüm. İçime gelen buydu. ’Kıyamet kopuyor, deprem değil bu’ dedim. Diyor ve anlatıyor: ‘’Sonra yıkılmışım. Boşluktaydım, kalkayım dedim, fakat ayağım kırılmış üzerimde ağırlıklar var kalkamadım. En üst katta olduğum için acaba bir helikopter mi düştü diye düşündüm. Çamaşır makinesinin çamaşırları çevirmesi gibi evin çevrildiğini, sarsıldığını duydum. Bu deprem değil ‘Kıyamet kopuyor herhalde ‘ dedim. O gürültüyle beraber yıkıldık. Tabi ev de yıkıldı.’’

  Hüsnü Hoca her gece yatarken sabah uyandırması için cep telefonunun alarmını kurup yatağının başucundaki komedine koyup uyurmuş. Depremde uyandığında komedindeki cep telefonunu görmüş, emniyet amirini aramış ve deprem olduğunu öğrenmiş. Sonra  İstanbul’daki oğlunu arayıp depremde mahsur kaldıklarını, kurtarmak için gelmelerini istemiş. Bir kaç dakika sonrada telefonlar kesilmiş. Ancak 9 saat sonra gelen oğlu ve yakınlarıyla  enkaz altından çıkarılabilmiş…

      ‘’Kızım ilk anda çıkmış. Yıkılır yıkılmaz düşmüş yere ondan bir ses alamadık biz. Hanımla konuşuyor, birbirimize moral vermeye çalışıyor, ama birbirimizi göremiyorduk. Hanım nefes almakta zorlanıyordu. Büyükçe bir enkaz düşmüş üzerine. Ben rahattım, sadece ayaklarım kırılmıştı yerim genişti. Beklerken sesimizi duymuşlar. Duvarı açtılar çıktık biz. Dışarı çıkardılar. Amcamın oğlu babamı kaybettiğimizi söyledi. Kardeşlerim, yeğenlerim hepsi orada vefat etmişler.’’

     *

34 yaşındaki Eczacı Ahmet Bülte ile hemşire eşi Sema Bülte Gölcük’ün Tepe Mahallesinde yıkılan 7 katlı binanın enkazı altında tam 85 saat kaldıktan donra kurtarılıyorlar. Ahmet Bülte bir arkadaşının cep telefonuna ‘’ Ben Ahmet!’’ diye not bırakıyor,  cep telefonunun şarjı bittiği için ancak ertesi gün bakabilen arkadaşı ertesi gün süratle  enkazın bulunduğu yere koşuyor. Daha önceden canlı yok diye enkazı terk eden kurtarıcı ekiplerini getirerek arkadaşlarını çıkarmayı başarıyor.

   *

    1988’de İstanbul Üniversitesi Jeoloji bölümünde deprem bilim okuyup mezun olan İlknur kepenek 17 Ağustos’ta Gölcük’te Değirmendere’deki evinde tek başına depreme yakalanmış 4 gün sonra arkadaşı Canan’a  cep telefonu ile bir mesaj iletiyor. ’’Yaşıyorum.’’  Güç bilekte değil yürektedir hesabı aradan onca zaman geçtiği halde ümidini yetirmemiş direnmiş.

     *

      96 saat sonra İzmit’te kurtarılan 16 yaşındaki Turizm Meslek Yüksek Okulu öğrencisi Ahmet Gürhan enkaz altındayken cep telefonu ile rasgele birini çaldırmış, alay ettiğini sanan kişi telefona cevap vermemiş. İkinci çevirdiği numara ise tarife göre evin bulunduğu yere gitmiş ve yakınlarına durumu haber vermiş, enkaza gelen Alman Kurtarma Ekipleri canlı bulunmadığını söylemişler. Ahmet bu defa Astsubay ağabeyi Umut Gürhan’a cep telefonu ile ulaşmayı başarmış:   

‘’ Seni nihayet düşürebildim. Bataryam bitmek üzere ben yaşıyorum. Bu son mesajım olacak.’’ diye mesaj göndermiş. Yeniden araştırmaya başlayan ekipler nihayet 96 saat sonra Ahmet’e ulaşıp enkaz altından çıkarmışlar.

      ÖZETİN ÖZETİ: Malumun kötüsü olmaz. Engeller takılmak için değil aşılmak içindir. Sorun varsa çözümde vardır hesabı bu noktada hem kendimiz hem de çocuklarımız bilgi sahibi olmalıdır. Gece yatarken  yatak odasında bulundurulan cep telefonları her ne kadar sağlık açısından olumsuz etki yapsa da  olası depremlerde acil yardım talebi için  en az bir tane ulaşacağımız yerde bulundurulması iyi olur. Tabii daima şarjlı ve hatlı değilse kontür bulunması şartıyla. Ayrıca hatların kesilmesine karşı vakit geçirmeden aramaya çalışmalıyız. Karşı tarafa ulaştığımızda en kısa şekilde yerimizi ve kendimizi anlatmalıyız. Şöyle ki, evin mutfak bölümüne düştüm gaz sızıntısı var gibi. Unutmayınız, insanları bilgili kılan diplomaları değil, ihtiyaç halinde doğru uygulayabildikleridir.

Olası afetleri  en az zararla atlatabilmek için lütfen, sivil savunmacıların uyarılarına kulak veriniz

ELBET KURTULURSUN!

Enkaz altında mahsur kaldıysan,

Su borusu, kalorifer peteği bulduysan,

Sert bir cisimle de, ona iyice vurduysan

Elbet kurtulursun, elbet kurtulursun!

Ümitsizlik hissinden vazgeçersen,

Nemli topraktan kanarak su içersen,

Zor dem de kendi kendine de yetersen,

Elbet kurtulursun, elbet kurtulursun!

Erzincan’da Nurcan hemşireyi örnek aldıysan,

Kurtarma ekiplerinin sesini duyduysan,

Panik yapmayıp ta çok sakin olduysan,

Elbet kurtulursun, elbet kurtulursun!

Acılara göğüs gerip direndiysen,

İlk yardımı zamanında öğrendiysen,

Şansın yaver gidip, sen de güvendiysen,

Elbet kurtulursun, elbet kurtulursun!

Yangın çıkıp, yanmadıysan,

Soğuk olup donmadıysan,

Havasızda kalmadıysan,

Elbet kurtulursun, elbet kurtulursun!

Telefonunda yeterli şarj var ise

Gönderdiğin mesaj yerine giderse

Haber alan da acil haberdar ederse

Elbet kurtulursun,  elbet kurtulursun!

Doğru bildiğini unutmadan yaptıysan,

Mazide yaşananlardan hisse kaptıysan,

Deprem tatbikatlarına da baktıysan,

Elbet kurtulursun, elbet kurtulursun!

Erken gelirse kurtarma ekipleri,

Rehber olursa ona bilinçli birileri,

Didik didik ararlarsa her yeri,

Elbet kurtulursun,  elbet kurtulursun!

MAHİR ODABAŞI, 2002

ÇORUM İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SİVİL SAVUNMA UZMANI

Bir Cevap Yazın