Yoluyok bir öyküyüm.
Dinleyenim yok.
Ağrılarımdan sancılarımdan
Yeni sıyrıldım.
Güneş doğmasa da vuruldum.
Yakuttan denizlere
Tebessümden okyanuslara
Ve nadirdir ki
İçim parça parça
Kayın ağaçlarından döküldü gözyaşlarım.
Gidenlerin dönüşü olmadığı kadar
Ne de değinemedim yalnızlıklara.
Tiyatro sahnelerindeki periler gibi
Soğuktaki buz tanesi gibi
Derin mi derin
Uçurtma uçurum gönlüm
Kayalardaki tırnaklarım
Ki dağları aşan kırılmışlığı
Hayali bir yolcu…
Değnekleri göründü uzaklardan.
Gözleriyle suladı biçareliği.
Çare de oldu.
Takati kalmayınca çiçeklere bulandı kesik elleri.
Kandan habersiz yüreği
Yol ehli yolu bilirmiş ya
Yol bildi.
Yol ki kalbinden bir tasavvur
Misak-ı teslimiyetinde
Temennisi yüksek
Öyle gelmedi bana pes ettiği
Gerçekliliği yok tekrarı yılan zehri
Acemiliği payındaki mertebe
Baktı baktı öyle.
Ne de olsa o
Hayali bir yolcu..

By gecenin peşinde yolcu

Buzun susayan dağı... Çölün üşüyen sıcağı...

Bir Cevap Yazın