Günlerden pazartesiydi. Havada bir umutsuzluk bir karanlık bir mutsuzluk… Sebebi ne bilinmez… Ümitleri yok olup hayalleri yıkılan planlari suya düşen bir insan gibiydi. Acaba pazartesi miydi çilekeş yapan bu günü yoksa hayat mı? Yoksa ben mi? Bilinmez… Bir yorgunluk halsizlik tukenmislik bir yalnızlık var içimde bitip tükenmek bilmeyen. Neden bilmiyorum. Aslında bunu yapan insanlardı. Acımasız sığ düşünceli insanlar. Neden neden neden? Ah keşke, keşke bilsem cahillik? Menfaat? Amacsizlik?

“Değil mi anne? İnsanlar değil mi? Buna sebep olan,beni susmaya zorlayan. Konuşsana anne.

O an gelmeyen cevapla anladım bu yuzden ben bu yuzden yalnizdim. Bunaldim yaşamak istiyorum ya da istemiyorum. Neden varlıkların en zalimi olarak geldim ki dünyaya? Doğaya zarar ver insana zarar ver hayvanlara zarar ver. Kadına şiddet, tecavüz… İnsanlıktan çıkıp insan olmak(!) nedir bu öfke. Bu bencillik niye?

Insanevladi temelsiz inşa olmak ister hep ama bilinir ki emeksiz bu mümkün değildir. Cahil cahildir…

Kapı çalındı. Bir ses beni kendime getirdi. Başımı kaldırdığımda o ses üst kattan geliyordu…

Vurma… Diyordu bir Kadın ve yine bir insan evladı insanlığı beğenmeyip vazgeciyordu insanlıktan….

Esma Yukuş

One thought on “BURHAN…”

Bir Cevap Yazın