BİR GÜN ÖYLE İDİ
Bir gün ben 15 yaşımdaydım
Saçlarım uçuşuyordu mart rüzgârında
Ve aşkımız henüz başlıyordu ortasında kışın
Sık sık şarkı söyleyerek geziniyordum:
“Ah, dün! Dün!..la la la la la la”
Islık çalamıyordum
Oh Bello…
Ve sen büyülü bir ormanda yaşıyordun
Evinin yakınından bir dere geçiyordu
Ve kış mevsimi ilk kez böyle sıcak geçiyordu

Oh Bello, aşkımız sürecek
İşte bak sürdü dün gibi
Bunca an kalbimdeydi
Kalbimde
Kalbim…

Bir gün ben 16 yaşımdaydım
Yanaklarım kızarmıştı temmuz sıcağında
Bir şiirin evveliydi, ertesiydi ayrılığın
Ve sokaklarda bomboş dolaşıyordum
Sessizce söylenerek:
“Ah, dün! Dün!..”
Oh, Bello…
Zamanı turlamakta,
Zamansız bir mekanda hatıramız!
Ve sen hâlâ yaşıyorsun
Yaşıyor…

Oh, Bello,benim tatlı kalbim!
Gülen gözlerin yok burada
Çok uzakta ya da gülmüyorlar
Oh,Bello, canım sevgilim!
Ellerin hâlâ orada
Çok uzakta ve de uzanmıyorlar
Sahilde önümden el ele çiftler geçiyor
Yaz mevsimi ilk kez böyle soğuk geçiyor

Oh, Bello, aşkımız soracak
Düşleriniz nerede diye
Bir cevap düşünme
Düşünme…

Bello, aşkımız soracak
Şakalaşmalarınız nerede diye
Peltek sesinle kısa bir veda busesi kondurduğunu söyle telefonun ucundan
Uzak ülkende, evindeki koltukta
Havaya karıştı işte öpücüklerimiz
Öpücüklerim
Öpücük…

Bir gün ben 17 yaşımdaydım
Dolmuştu ruhum varlığınla, sensiz kasımda
Tertemiz kağıtlar boyanırken inceliğinle
İçemediğimiz kahveleri mısralara dökmüşken
Mısra olmuşken kahve fallarım
Seni arama cesareti bulmuştum yeniden
Ve ne söyleyeceğimi düşünerek gidip geliyordum halımın bir başından öbür başına
Penceremin önünden kuşlar geçiyordu
Kuşlar üç ayda bir dünyamdan göçüyordu
Ve seninle sonramız daima belirsizdi

Telefonumu açtın!
Bello, biriciğim…
Mızıka çalmayı öğrenmişsin sonunda!
Büyülü ormanında marangozluk yapıyorsun
Bir düşe benzeterek oyuyormuşsun bambu ağaçlarını
Bello, yetenekli sevgilim!
Su verirken konuştuğun sıklamen çiçeğin olsam keşke!
Çarşamba günlerinde…
Saat altı buçuklarda…
7 sayısının hatırı için …
8,sonsuzluk işaretine benzediği için…

Oh Bello, aşkımız sönecek
Belki de söndü gitti
Şimdi kaç yıl geçti
Oysa öyle gençtik ki ikimiz
Oh Bello, aşkımız sönecek
Tıpkı her ateş gibi
Şimdi kaç yıl geçti
Bu kaçıncı yaş atlattığımız?
Oh Bello, keşke seninki kadar gezgin bir gençliğim olsaydı!
Bello,çünkü sen hâlâ yaşıyorsun
Yaşıyor…

Bello, aşkımız soracak
Düşleriniz nerede diye
Bir cevap düşünme
Düşünme..Bello, aşkımız soracak
Şakalaşmalarınız nerede diye
Peltek sesinle kısa bir veda busesi kondurduğunu söyle telefonun ucundan
Uzak ülkende, evindeki koltukta
Havaya karıştı işte öpücüklerimiz
Öpücüklerim
Öpücük…

Oh Bello, aşkımız sürecek!
İşte bak sürdü dün gibi
Bunca an kalbimdeydi
Kalbimde
Kalbim…

Yine de kötü bir şiir gibi gözüküyor
Oysa güzel bir şarkı olabilirdi
Yeniyetme şairi gitar çalabilseydi eğer.

Elif Râna
Nâm-ı diğer Teknecik
22 Kasım 2019 Cuma 23.48

By elifranabicare

Elif Râna. 15 Kasım 2002, İstanbul doğumlu. Ortaöğrenimini İskenderun'da tamamladı. Hâlen liseye devam etmektedir. 2019 yılında yayımlanan "ELİF RÂNA BİÇARE" şairin ilk kitabıdır.

Bir Cevap Yazın