Sabit fikirli olmak, insanın kendisine zarar veren en büyük düşmanlarından birisidir. Kendisine zarar verdiği gibi çevresine de zarar vermesi kaçınılmazdır. Genelde sabit fikirli insanların ortak özellikleri hayatlarının her alanında okumadan, araştırmadan, öğrenmeden, bir konu hakkında bilgi sahibi olmadan veya eksik bilgisi ile yani kısaca halk arasında tabir ettiğimiz kulaktan dolma bilgi ve fikirlerle bulundukları ortam içerisinde bir konu hakkında fikir üretmesidir. Ürettiği fikrin onun nazarında doğruluğundan veya yanlışlığından son derece emin olması da trajikomiktir.  Her hangi bir konu düşünelim bu konu hakkında sabit bir gerçek vardır. Bu konunun gerçekliği ya doğrudur ya da yanlıştır. Peki, bu konunun doğruluğundan emin olmamız o konuda hakkında net bir bilgi sahibi olduğumuz anlamına gelmiyor. Neden mi? Çünkü her insanın hayat tecrübesi, izlemiş olduğu yol, örnek aldığı insan farklıdır. Bu yüzden sabit fikirli olmak doğrusunu da bilsek son derece tehlikelidir. Hem kendimize hem de çevremizdeki insanlara zarar vermemiz kaçınılmazdır.

Hayatımızın her alanında yaşamış olduğumuz çevrede, iş yerimizde hatta ve hatta seyahat ederken bile bu tür insanlarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Peki, bu insanların halk arasında ki adı genelde at gözlüğü takmış olarak adlandırılır. Çünkü atlara o gözlüğün takılmasının asıl sebebi hayvanın etrafındaki etkenlerden ürkmesin, korkmasın ve sadece önünü görsün diyedir. Sabit fikirli insanlarda böyledir sadece görmek istediği kadarını görür, duymak istediğini duyar, anlamak istediğini anlar ve olayların arkası, sağı, solu, aşağı, yukarısıyla ilgilenmezler. İlgilenmedikleri gibi de komik bir şekilde sürekli kendilerini haklı çıkartmanın yollarını ararlar ve ellerine yüzlerine bulaştırır kabul etmezler. Acı ama gerçek budur.

Ünlü şair T.S Eliot ’un bu konu ile alakalı bir sözünü paylaşmak istiyorum:
“ At Gözlüğü Takmış Sabit Fikirli İnsanlardan Uzak Durmak, Bazen En Büyük Kafa Rahatlığıdır…”

Aslında çok doğru ve yerinde bir söz söylemiş fakat günümüz şartlarında bazen değil her zaman uzak durmak daha doğru, sağlıklı karar ve davranış olacaktır. Elbette yaşamanın formülü de saklıdır burada. Hayatı bazı insanlar okuyarak, bazıları ise tecrübe ederek, yaşayarak öğrenirler. Bazıları ise takmış oldukları at gözlüğü yüzünden sabit fikir ve düşüncelerinden asla vazgeçmezler. Çünkü menfaatleri doğrultusunda hareket etmeyi tercih ederler. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim yaşamın kaynağını her insan kendi doğasına göre bulur ve ona göre yaşar. En değerli şey ise adil ve eşit olmaktır. Yoksa ne öğrendiklerimiz ne de yaşayıp tecrübe ettiklerimiz neye yarar?

Sabit fikirli olmaktan ve sabit fikirli insanlardan uzak durmak, kaçınmak hayatımız ve yaşam tarzımızı pozitif yönde etkileyecektir. Aynı zamanda doğru ve sağlıklı kararlar vererek başarı basamaklarını sağlam bir zemin üzerinize kurmamızı inşa etmemizi sağlar.  Ve sözlerimi edebiyattın önde gelen isimlerinden Şair Cenap ŞAHABETTİN’İN çok güzel bir söz ile sonlandırmak istiyorum…
“ Niçin mi Fikirlerimi Değiştiriyorum; Çünkü Ben Fikirlerimin Sahibiyim Kölesi Değil…”
 

Reklamlar

By osman_yvn

NDU TIP FAKÜLTESİ " ELBET BİR GÜN " Yazarı " LAVİNYA DERGİSİ " Yazarı

Bir Cevap Yazın