Bir vedalara bulandı hüzünlerim.

Tek kelimeye sığdı hayat.

O da ölümü üzerinden büyük.

Serzenişi yok.

Yine de hırçınlığımın kusuruna bakmayın siz.

Sevgisizlik alemine zincir vurmuşluğumdan beri,

İyiden iyiye yalnz hüküm.

Cennet ipi çiçekli dallarda.

Sakın deme ki “geç kaldım.”

Nefes koyu bir yük.

Yine de sertliğimin rüzgârına bakmayın siz.

İçimden koca kelebekler salıyorum etrafa.

Her biri birer çiçek bırakıyor.

Hele de yanındaki papatyaların kokusu.

Hiç değişmiyor yaprakları, renkleri, umutları.

Sadeliğin çehresi,

Gönlümün perdesi,

Sesimin mavisi…

Yine de kabalığımın karanlığına bakmayın siz.

Can kırıkları taht kurmuş bulutlarıma.

Şimdi güvercinlerin ardına salıyorum tüm güzellikleri.

İçimdeki ilk eski hikaye; Güvercinlerin kalabalığı.

Yan yana oturmuş iki bakışlık.

Küçük zaman kocaman bir an…

Baktım.

Tüm sesleri yaktım.

Kaldın hatıramda.

Yine de vedalarımın hüzünlerine bakmayın siz.

Bir gün zamanın esareti biter.

Özlemi biter.

Hasretlik biter.

Saklı kentlerimde aradığım mektuplar…

Belki gelir bir gün.

Yaşam tekrar doğar belki.

Belki de her ölüm diğerinin eşidir.

Yine de sessizliğimin durgunluğuna bakmayın siz.

Tek kelimeden dönecek geri.

Ama hiç bitmeyecek vedası…

Fatmanur Nartekin

By gecenin peşinde yolcu

Buzun susayan dağı... Çölün üşüyen sıcağı...

Bir Cevap Yazın