Merhabalar,
Ben müstahdem Hayri. Günümüzde temizlik görevlisi dense de ben kendime müstahdem demeyi daha uygun görüyorum. Yani hademe, yani hizmetli. Çünkü hizmet etmeyi seviyorum. Çünkü biliyorum ki “halka hizmet, Hakk’a hizmettir”.

Bir ilkokulda müstahdemim. Küçücük yavruların dağıttığını toplamak, kirlettiğini temizlemek, küçücük kalplere hizmet etmek benim için şereftir.

Tüm sınıfların temizliğini bitirdikten sonra birinci sınıfa geçiyorum. Biliyorum ki bu sınıfa ne zaman girsem kolay kolay çıkamıyorum.

Son derste öğretmenin tahtaya ne yazdığını, öğrencilerine ne ödev verdiğini merak ediyorum. Benim yetiştiğim köyde okul yoktu. Değil forma, siyah önlüğü bile giyemedim hiç. Televizyonda siyah önlük giyip beyaz yaka takan öğrencilere imrenerek baktım hep. Okuma yazma bilmem, sayı saymayı bilmem. Alışverişte kullandığım paradan başka sayı, başka rakam bilmem. Atatürk’ü sadece paradan görüp tanırım.

Bugün öğretmen 4+3=, 8+9= şeklinde ödev vermiş. Tahtada ne yazıyorsa ben de defterime geçiriyorum. Ertesi gün Ahmet Beye soruyorum. Böyle böyle alfabeyi söktüm. Kelime hatta cümle yazar hale geldim.

Ahmet Bey, baştan beni ciddiye almasa da hissediyorum ki gayretimi önemsemeye başladı. “İstersen okul çıkışında sana okuma yazma, toplama çıkarma öğretirim.” deyince dünyalar benim oldu.

Dörtle üçü toplayınca yedi ettiğini, sekizle dokuzu toplayınca on yedi ettiğini öğrendim. Öğretmenim de bugün yedilerden gitmiş, dedim içimden.

Bu sınıfa temizlik yapmak için ne zaman girsem kırk yaşında müstahdem Hayri olmaktan çıkıyor; yedi yaşındaki siyah önlüklü, beyaz yakalı, saçı taralı, pantolonu ütülü, ayakkabısı boyalı Hayricik oluveriyorum.

Tahtaya yazılan soruları sınıftaki arkadaşlarımla beraber çözüyorum. Tahtaya çıkmak için ilk ben bitirip öğretmenimin gözüne girmek için hemen parmak kaldırıyorum. Öğretmenim bana yıldızlı pekiyi vermiyor mu, işte o an dünyanın en mutlu çocuğu ben oluveriyorum.

Tüm soruları çözdükten sonra tahtayı siliyorum ki Hayricik büyüsün, müstahdem Hayri olsun ki sınıfı temizlesin.

Müstahdem Hayri ile Hayricik arasında gidip geliyorum her gün. Zaman tüneli yolculuğu gibi bir tat kalıyor damağımda.

    Hamiyet Su Kopartan  ✍️
         17.01.2020

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: