Bizlerin şu anda yaşadığı hayat geçmişimizin ya bedeli ya da hediyesidir. Olaylara, oluşlar zincirine nasıl baktığımızla alâkalıdır birazda. Hani derler ya ‘iyi insan mutluluk kötü insan tecrübe’ diye herkesin bir nedeni vardır mutlaka hayatımızda yer ettiği. İnsanın içinde büyüdüğü aile bireyin hayatına hayallerine yön verir. Ama hayallerini gerçekleştirecek olan yine kişinin kendisidir. Önemli olan bizim gerek aileden gerek dış faktörlerden deneyimlediğimiz tecrübelerdir. Meselâ aile içi şiddet ya da sevgi eksikliği ile büyüyen bir çocuğun kendini ispat etmek adına çok başarılı bir hayata yürümesi azımsanmayacak orandadır. Bu başarı hayatına ışık tutuyorsa kişi geçmişinde yaşamış olduğu olumsuzlukların karşılığındaki hediyesini hayatının içinde almış olacaktır.
Toplumda kadın ve erkeğin ANNE, BABA rolüne bakıldığında başarı oranları ve kendini mesleği alanında geliştirme gayreti erkeğe göre kadının daha az orandadır. Kadının evliliğinde önceliği anneliğine vermiş olması ileriki çalışma hayatına da etki edecektir. Evlilik kurumunda kadın evin gereken sorumluluklarını yüklenirken , babanın iş hayatında çalışma ayağına sağlam zemin hazırlar ve erkeğin gözü arkada kalmaz. Baba sadece işine odaklanırken çalışan annelerde durum pek aynı değildir. Annenin aklı hep evdedir. Kendini işine veremeyebilir. Kafasına gün içinde türlü soru işareti takılır.
Uyudu mu ? Yemeğini yedi mi ? Uyandı mı? Okulda kavga etti mi? Hep kendini muhakeme eder daha fazla vakit ayırmalıyım.. Çocuğuma yetebiliyor muyum?gibi… Mesleği olan, çalışan anne olmak ve bu yönde başarı sağlamak erkeğe göre iki katı fazlayken Ev Hanımlığı, kendi hemcinslerimiz arasında ve toplumda pek önemsenmiyor ne yazık ki.. Çalışma hayatına yeni girmek durumunda kalan kadınların önceliği anneliği oluşu, deneyimsiz oluşu sırtında bir kambur olarak görülüyor.
Ben de kendi aynamdan yansıyan ve çevremden gördüğüm gözlemlediğim kadarıyla biz ev hanımlarının gözüyle bakmak isterim. İş hayatında deneyim ve tecrübe edinmemiş kendini çalışma hayatına hazırlamak için eğitim alanında kendine yatırım yapmamış olmak başlı başına bir eksiklik kusur olarak görülüyor. Her iş başvurusunda öncelik deneyim ve tecrübe oluyor. Deneyimden ziyade iş azmine ve verilen işi yapabilme kabiliyetinin doğru orantıda olmasının gözlemlenmesinden yanayım. Ben bu tabuların yıkılmasını bir kadın isterse ve imkan verilirse Her şeyin üstesinden gelebileceğine inancım tam. Azim ve gayretle hayallerine vurulan prangalar değil umutlarına ekilen tohumların filizlenmesinden yanayım. Bu sayede başarı ve hayallerin gerçekleşmesi geleceğe çocuklarıyla daha sağlam basması kaçınılmaz olacaktır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: