Hepimiz biraz yaralıyız geçmişimizden bunu kimse inkâr edemez sanıyorum. Çocukluk ve yetişkinlik evresinden oluşan hayatlarımız bize altın tepside sunulmadı. Herkes kader çizgisi ve mücadelesi doğrultusunda bir yerlere gelebiliyor. Pek çoğumuzun geçmişinde yaşadığı üzüntüler ilerleyen yaşlarında travma etkisiyle devam ediyor. Çocuklukta ailede verilmeyen sevgi hissettirilmeyen değer duygusu kişinin şimdilerde kendi olmasına firsat vermiyor ne yazık ki…
Başarı olarak aldığı yol geldiği konuma kendisi bile sevinemiyor. Bu yüzden olumlu olumsuz her eleştiriye mütevazi davranmasına neden oluyor. Değer görmeyen takdir edilmeyen çocuk büyürken takdir edilmiyorsa annesinden, babasından, en yakınlarından, Dünya alkışlasa içine sinmiyor gözleri en yakınlarından gelecek takdire hasret bakıyor .
Bu nedenle gereksiz tevazu, mahcubiyet karşısındakine yersiz eleştiri hakkı doğuruyor. Yarım ağız tebrik ederken ağız dolusu kusur bulmaya çalışıyor. Senin üzerinden kendinde olmayana saldırıyor. Kendi penceremden örnek vererek konuya ışık tutmak istiyorum. Geçmişin yaralarını yıllarca omzumda taşıyarak bu yaşlara geldim. Çocukluğumda neyin eksikliğini taşıdıysam kendi kendime söz verdim. Öz saygısı olan çocuklar yetiştireceğime dair Annelik çok yönlü çok yorucu evrelerden geçse de günümüzde ev hanımlığı pek takdir görmüyor ne yazık ki…
Kendi sınırları çerçevesinde istediğini yapma hakkı vererek kendini hayırlarla kısıtlanmayan bir çocuk yetiştirmek, kendini değerli hissetmesi hayalleri kadar var olması önceliğim olmalı diyerek yaptığım anneliğimde bile o kadar eleştirildim ki, daha adını söyleyemeyen çocuktan özür dilediğim için farklı bir galaksiden gelmişim gibi bakıldı. Ben içime sine sine yaptığım anneliğimi eleştirenlerin dozuna inat kendime verdiğim sözü tutarak, kendi çocukluğumu iyileştirdim en nihayetinde…
Şimdiler de onlara göstermeye çalıştığım yol hayat okulunun bitmediğini göstermek oluyor. Eğitim ve öğrenme hayatın her evresinde var olacak dışardan liseyi okuyan ANNE olarak aynı zamanda, kendime en iyi gelen şeyi yapıyor yazıyorum. Dönüp arkama baktığımda ‘an ‘ı yaşayarak, geçmişe güzel izler bırakmak istiyorum. Keşkeleri arkama attım yaralarımı kalemimle sarıyorum. Bu yolda takdir eden de olduğu gibi eleştiren de olacaktır. Ben yol aldığıma bakıyorum. Yazarak gelişiyor geliştiriyorum. Hepsi ben izin verdiğim sürece hayatımdalar. Hayatımda yığınla neden soruları var, Neden benim başıma geldi? , neden bunları yaşadım?, neden kimse beni anlamıyor?, Bu sorulara cevap vermek kendimi suçlamak yerine onları oldukları yerlerinde affetmeyi tercih ettiğimden bu yana iç huzuru yakaladım. Keşkeler tuzağından kurtulduğum ‘an ‘dan itibaren yüküm HAFİF yolum AÇIK sevdiklerim YANIMDA. BEN MÜKEMMEL DEĞİLİM SADECE DEĞERLİYİM…

Değerli Kalın…

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: