Herkesin farklı özgeçmişi vardır hayatta. Birbirine benzer hayatlarımız olsa da herkes farklı yerden tutunur hayata. Tanıdığımız insanlarla bir şekilde yolumuz kesişir. Beraber aynı yolda yürümekte, yoluna o kişiyi dahil etmeme kararı da bizim elimizde. Seçimlerimiz kaderimiz ise kader çizgisini çizmek birazda bizim elimizde. Mutsuzlukta bir tercih , yalnızlıkta, ve bunun tam tersi de. Yalnızlığa alışmış bir kadını yokluğunuzla korkutamazsınız. Aynı evi paylaşmak aynı yastığa baş koymak ve aynı soyadını taşımak Bir olmaya birlikte olmaya yetmez. Kadın kendini sizin yanınızda her anlamda güvende hissetmeli güven ,sadakat ve huzur içinde olan kadın , huzurun kendisi olur zaten. Kadın sıvı misali bulunduğu kabın şeklini alır. Aşkın içine koyarsanız aşkın şeklini alır. Aşkın her halini yaşatır yediveren gülü gibi her mevsim açar. Onu mutsuzluk fanusuna koyarsanız nefes alamaz , Varlığınızın bir anlam teşkil etmesi için yerini sevmesi lâzım . Birlikteyken yalnızlık hissedecekse yanında olmanın ne anlamı var acabalarla yürüyen bir ilişki yer fazlalığı hayatınızda. Hayata bir kere geliyoruz yaşamak ve yaşlanmak aynı fotoğraf karesine sığmalı ki yıllar sonra baktığımızda bize gülümsesin. Yaşadığına değsin. Aynı yağmurun altında ıslanmak, aynı gökyüzüne bakmak, beraber gülüp beraber ağlamak , sırdaş olmak, korkularını, heyecanlarını paylaşmak, hissettiği acıyı ,sevinci hissetmek, her şeye rağmen sevmek bunlar yazılı kurallar değil elbette hayatın akışında an’ ı paylaşmak. Sevildiğini hissettirmek. Çokta ütopik bir dünya değil kadının iç dünyası küçük şeylerden mutlu olmayı, şükür etmeyi, yetinmeyi bilir. Yokluğunuzla eksiklik hissetmeyen bir kadını yalnızlık korkutmaz. Gülümsediğinde güneşi aratmayan bir kadının hayatına gölge etmeyin yeter.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: