İnsanız biz. Varlığımız ile eksiğiz. Nasıl mı? Şöyle; bizim gözlerimizin görmesi sınırlıdır. Kulaklarımızın duyması sınırlıdır. Bizim aklımız da sınırlıdır.

ÇÜNKÜ!

Çünkü biz insanız! Mahlukatız. Her şeyi göremeyiz, duyamayız ve bilemeyiz! Böyle bir durumu kendimize dert edersek, materyalizmi, sekülerizmi kendimize yol edinmiş ve tâbir-î câiz ise fare misali Kendi ruhumuzu bizzat kendimiz kemiririz! İçerisinde oturduğumuz evlerde duvarın ardını göremez iken, yan komşumuzun evinde neler yaşandığını bilemez iken bilmişlik taslamak bizim haddimize midir? Matematik bilebilirsiniz, fen bilebilirsiniz, bilebilirsiniz de bilebilirsiniz! Fakat saçlarınızda kaç kıl olduğunu, doğmadan evvelki durumunuzu, ne zaman öleceğinizi bilemezsiniz, bilemeyiz! Şimdi bu kadar bilinmezliğjn içinde “Ben Her Şeyi En İyi Bilenim!” İddiası ile ortaya atılmak abesle iştigal olmuyor mu cidden? Biz Gecenin Rabbinin (celle celaluhü) ezelî ve ebedî ilim sahibi olduğunu çok iyi biliyoruz! Ve O’nun (celle celaluhü) her şeyi tek iyi, en iyi bilen olması bizi rahatlatıyor. Çünkü biz daha kapısından çıktıktan bir salise sonra ardımızdaki mecliste hakkımızda ne konuşulduğunu bilmiyoruz! Ama O (celle celaluhü) biliyor ve bizim hakkımızı bize Ahirette verecek! Nasıl muhteşem bir duygu değil mi bu? Tarife ciltler yetmez!

HADDİMİZİ BİLELİM!

Evet, hiç bir şey bilmiyorsak haddimizi bilelim yeter! Her şeyi biliyorum iddiası efsunlu bir cümle gibi hissedilebilir. Fakat hiç de öyle değil. Her şeyi bilmenin mümkün olmadığını nacizane açıklamaya çalıştık. Elbette bu demek değildir ki hiç bir şey bilmeyelim! Bilâkis bilelim, bildirelim! Fakat dünyevî bir hırs ile değil, insan olmanın verdiği eksikliği de fazileti de bilerek bilelim hem de çok bilelim! Ama bilgimiz kibire dönüşmesin! Bilgimiz bizi bizlikten çıkarmasın! Gönül dünyamız ile bilelim, şeytanî hasetler ile değil! Zürafa bile olsan su içmek için eğilirsin! Biz de edep ilmine sahip olabilmek için adeta bir buğday başağı gibi eğilmeliyiz ki, ilim ile hakikat ile irfan ile dolabilelim!…

Reklamlar

By Anıl Yılmaz

Anıl Yılmaz: Lisânını Yazı İle Vuslat Ettirip, Gönüllere Hitâp Edebilmeyi Cenab-î Mevlâ'dan (celle celaluhü) Niyâz Eden, 20 Yaşındaki Bir Genç...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: