Ben çocukken diz kapağımı aşardı kar,
Zaten boyum ne kadar!

Hiç yürünmemiş yollardan,
Daha önce basılmamış yerlerden,
Ayak izi bıraka bıraka yürümeyi sevdim.
İzlerime baktıkça izlerimi de sevdim.

Ayak izini takip ederek gitmek kolay;
Ben başkasını izlemeyi değil,
Kendi yolumu çizmeyi,
Kendi izimde gitmeyi seçtim.
Ben hep zoru sevdim.
Ben hep zoru seçtim.

Yollarıma yağan karı kürek kürek attım.
Ben kürüdükçe daha da birikti kar.
İçime yağan karı yürek yürek çoğalttım.
Ben kürüdükçe daha da birikti kar.

Ne istediğimi de ne istemediğimi de artık daha iyi biliyorum.
Çıkmaz sokağa varan yollardan çoktan uzaklaştım.
Kendime yeni bir yol buldum, ben de böyle bir yol buldum:
Dolambaçsız, taktiksiz, risksiz bir yol istiyorum;
Çünkü, ben attıkça biriken karları kürümekten yoruldum.

Kelimeleri vurgulamak için,
Gideni uğurlamak için,
Yolları sınırlamak için
Çizgiler çektim.

Çizgisi olmalı insanın.
Çizgisi olmayan yolda trafik boldur, sonu kazadır.
Çizgisi olmayanın sonu karadır.

Çizgi varsa, yazı da var.
Kışı da var, yazı da var.
Yazıhanemize Yazan’a saygıdan hürmetle
Okuduğumuz görünmez, silinmez yazı da var.

Kurak yazılar hasret kara,
Bir yudum su, bir damla yağmura.
Ben de yolun sonundaki bembeyaz huzura,
Tertemiz sükûnete hasretim.

Her şeyin bir yolu, her şeyin bir sonu var artık.
Herkes iradesinde hür, herkesin yolu dilediğine açık.
Bir yolunu bulup gelene de bir yolunu bulup gidene de eyvallah!
Bizde her kapı aralık.
Yazana da çizene de silene de eyvallah!
Yol yordam bilene de bilmeyene de eyvallah!
Bizde her gün, her ay aralık.

      Hamiyet Su Kopartan ✍️
            2.12.22

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: