Ruhun, bedenin üşür
Kalabalıklar içinde yalnız kalırsın
Hiç kimsenin hissetmediği
Ateşlerde kor gibi yanıyordun
Varlığın yokluğun bilinmez
Yaşamak istediğin herşeyden uzak
Yürek yangınlarınla
Acılarla yoğrulurmuştun
Sarılmalar bedenine sinmiş
Kalbine yüreğine acı veren
Ölümün habercisi gibiydi
Belki bu gün belki yarın derken
Mutluluğunu çağırmaktan kortun
Acıların rüzgarlarda savrulurken
Canından can bedeninde kan gitmişti
Yüreğine mutsuzluğun renklerini
Bir kefen gibi giydirmiştin
İçindeki acıların
Duvarda boy aynası gibi asılı duruyordu
Dilinde uzakların türküsü
Ne gelen vardı nede bir haber
Geçmişin pişmanlıkları canını yakarken
İçinde büyüttüğün deli umudun
Çöllerde, sahralarda bir serap misali
Bir görünüp kayıpoluyordu
Güneşi batmayan kayıp şehirlerinde
Arkanda bıraktığın izlerini
İçinde biriktirdiğin hatıralarını
Bir tufan gibi saklarken
Güneşin kızıllığıda günbatımı gibi
İçindeki karanlıklarada kalmıştın

ZÜLFÜ KILIÇ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: