Bursa’da işgale karşı milli direnişin örgütlenmesi, işgal günleri ve Yunan işgalinden kurtuluşu üzerine çok şey yazıldı. Ben farklı olarak Bursa’nın işgalden kurtuluş mücadelesinde yer alan millî çetelerin mücadelesini ve Bursa’nın kurtuluşuna olan katkılarını yazmak istiyorum.
Birinci Dünya Savaşı yılları sırasında, mütareke döneminde ve Kurtuluş Savaşı yıllarında Bursa ve yöresinde çok sayıda eşkıya çetesi vardı. Askerden silahlarıyla kaçanların bir kısmı saklanırken, bir kısmı da eşkıya olarak bölgeyi kasıp kavurdular. Doğal olarak eli silah tutanlar cephedeydi. Jandarma güçleri çok zayıftı. Bursa Jandarma Taburu, Çanakkale Savaşı’nda erimişti.
Savaş bitip mütareke imzalanınca bu eşkıyaların bir kısmı köylerine döndü. Bir kısmı eşkıyalığa devam ettiler. Eşkıyaların bir bölümü

Yunanlılarla işbirliği yaptı. Bu eşkıyaların bazıları Yunan ordusuyla beraber milli çetelere karşı savaştılar. Yunanlılar kırsal kesimi kontrol için asker ayırmayıp kendilerine bağlı eşkıyalarla işgal ettiği yerleri kontrol etmeye çalıştılar.
Yunanlılar, işgalden ilhak politikasına geçince kontrolleri dışında kalan eşkiyalara müsamaha politikasından vazgeçip,  işgal bölgesinde asayişi sağlama politikasına geçtiler. Bazı eşkıyaların aileleri Yunanistan’a sürüldüler. Eşkıyaların bir bölümü de ister istemez Yunan karşıtı oldular ve Millî Mücadele’ye katıldılar.

Bu çalışmamda, Yunan işgaline karşı mücadele eden ve eşkıya olmayan milli çeteleri yazmak istedim. Eşkıyalıktan gelmeyen bu çete reisleri ve efeler, süreç içinde çeşitli nedenlerle tasfiye edildiler. Dağın efelerinin çoğu cinayete kurban gitti. Gökbayrak Cemal bir kenara çekildi. Abdürrezzak Sözgeçiren, belki de geçmişte İttihatçılara yakın olduğu için 1950’li yılların ortalarına kadar köşesine çekildi. Çetecilerden sadece Püskülsüz İsmail Bursa’nın tek kurtarıcısı olarak gösterildi. Onun da son yılları sıkıntı için geçti.
 

Bursa’yı kimin kurtardığı konusu, Malatya Mebusu Hilmi Bey’ le Cumhuriyet gazetesi arasındaki tartışma (13 Eylül 1934 tarihli) konusu olur. Hilmi Bey, gazeteye yazdığı mektupta, Püskülsüz’ün Bursa’nın kurtuluşundaki rolünün fazla abartıldığını yazmıştır.
BURSA’YI YANMAKTAN KURTARAN, İŞGALCİLERLE ÇARPIŞAN BU KAHRAMANLAR İÇİN YAPILMIŞ BİR ANIT OLMADIĞININ FARKINDA MISINIZ? YEREL YÖNETİMLER BU KONUDA ADIM ATMAK İÇİN NE BEKLİYORLAR?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: