Basmakalıp kişiliklere bürünmek.

Hayat nasıl bir tedrisattan geçirdi bilmiyorum şu insanlığı?
Sadece kendinden başka kişileri göremiyorlar, ben merkezci anlayışı aldı yürüdü. İnsanların farklı fikirlerine saygınlıkları kalmadı, yok denebilecek boyutta. Bir bez parçasına bürünmüş kişilik abideleri, el etek öptürüyor.
Bağnazlık boyutu da cabası…
Niteliksiz ve törpülenmemiş görüşlerini, fikirlerini zorla insanlara benimsetmeye yönelik bir dayatma çabasında olanlar, kendi hapsoldukları tek bir kalıba karşılarındaki insanları da sokma derdindeler. Kendileri de maalasef bu kalıbın dışına çıkamıyorlar
Hani fikir alışverişi kendini geliştirme, değişim, hoşgörü nerede? İnsanların düşüncelerinden yararlanmama, değerlendirmeme gibi sabitlikler olunca da kendi dar ve sığ düşünce anlayışlarının çerçevelediği bir çember etrafında dönüyor. Bu yüzden kendilerini de başka bir boyuta taşıyamıyorlar.
Etrafında yancıların, sözde iltifatlarıyla doymayan egolarını besliyorlar. Bir nevi devleştiriyorlar.

Yoksunluk

Parmak ısırtacak şekilde gerçeklik payı olmayan söylemleri eyleme dönüştürebiliyorlar ne yazık ki.
Toplumda nasıl ve nerede davranılması gereklerini bilmekten yoksun kişilikler, toplum ahengini bozan, yobazlık da ve gerilemede dönüşsel bir örgütlenmeyi de kendi etraflarında oluşturuyor.
Örnek sergileyemiyorlar.
Bu da toplum temellerini sarsıyor.

Düşünsel ekoloji yıkımı

Belirli periyodlarda bir çizgide ilerlemek özgün bir şekilde tavır ve düşüncelerini sergileyememek,
bayağılanmak ve kısıtlanmak sonunda bir düşünsel ekoloji yıkımını ortaya koyuyor.
Gerçek kimliğini yansıtamamak, söylev ve yazın anlamında özgürce hareket edememekten geçiyor.
İnsanlar doğruları duymak istiyor, duyunca da tepki ve tavır gösteriyor.
Pohpohlamaya alışılmış bir güdüm içerisindeler çünkü, gerçeklerle yüzleşmeyi göze alabilecek cesaretleri yok!
Ancak kendinden başkalarını ve düşüncelerini hiçe saymada oldukça cüretkârlar.

Belirli bir kalıptaki düşünce tezlerini çürütmek
Bir amaç doğrultusunda hareket etmek, düşüncelerini fikirlerini ortaya koyabilmek için köklü bir değişiklik gerekiyor.
Alışılagelmiş bu tezi çürütmek gerek. Kendini ifade edebilmek, kendin olabilmek önemli.
Duygu ve düşünlerini rahatlıkla beyan etmek gerekiyor. Bu konuda siz kusura bakın lütfen!
Kimseye körü körüne ram olmayın. İnsanların bir kılıfa ihtiyacı yok aksine bir kimliğe ihtiyacı var.
Bundan dolayı kendiniz olmaktan asla ama asla ödün vermeyin…!
Tuğba KAN

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: