Kareli bir defterin ilk boş sayfasına açılıyor hüzün,
Dizelenirken mefhumlar,
Yüzün düşüyor geceden yıldızlara.
Felakatlerin ortası nasıl da acıtıyor yüreğini insanın,
İnanan mecalim küsmeye dayanıyor,
Güneş vuruyor gözlerine insanın.
Sanki mavi yeşermiş yeşilin şerrine,
Ellerine döşenmiş kınalar,
Kıtaları devirmiş suretini arayanlar,
Feda olmuş rüyalar yokluğunun ötesine.
Belki yargılanmış bir sevdadır adın,
Sabaha erken açmış bir çay,
Mevsime ağlayan bir çocuk…
Yazılabilseydi eğer yaşanan tüm keşkeler bir köşeye,
Ressama gerek kalır mıydı resmetmek için gerçeği gönüle?
Dargın ve yorgunum artık,
Ruhuma okuduğum şiirler hep yalnız,
Ve kalemim yüreğime sadık.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: