FELSEFEYİ FELSEFE YAPAN; ‘ONTOLOJİ(VARLIKBİLİM)

METODOLOJİ(YÖNTEMBİLİM)

EPİSTEMOLOJİ(BİLGİBİLİM-BİLGİKURAM)

DEĞERLER ALANI(DOMAINE DES VALEURS)

ANLAM(:KÜLTÜR) DÜNYASI’

ÖLÜR MÜ HİÇ…!?

Aslında “sanat, felsefe, bilim, modern kültür, din ve ahlâk” üzerine “metafor”,  “ironi”  ve  “aforizma” dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmış olan ünlüAlman  filolog,  filozofkültür eleştirmenişair ve besteci; “güç istenci”, “üstinsan(hyperanthropos-übermensch: süperinsan)”, “bengi dönüş” gibi özgün fikirlerle tanı-nan, ‘VaroluşçuFriedrich Wilhelm Nietszche’nin (1844-1900) “TANRI ÖLDÜ, TANRI ÖLDÜ; O’NU ÖLDÜREN BİZİZ!(*) derken kastettiği anlamda İngiliz fizikçi, kozmolog, astronom, teorisyen ve yazar Setephen William Hawking de (1942-2018) ilgili sözü tekrarladıktan sonra o da, “Felsefe öldü!”(1) derken, aynı şeyi demek istemişti. Bu çağda birilerini kastederek “onu öldürdünüz!” demek istiyor.

     (*)[“TANRI ÖLDÜ, TANRI ÖLDÜ; O’NU ÖLDÜREN BİZİZ!”: Evet, “Tanrı’dan geriye bir ölü kaldı. Ve onu öldüren biziz. Hâlâ gölgesi beliriyor uzaklarda. Kendimizi nasıl avutacağız, biz kâtillerin kâtilleri?… Tanrı öldü, şimdi dileriz ki üstinsan yaşasın!”(2) 37 yıllık kadim gönül dostum Dücane Cündioğlu’nun da yerinde ve haklı olarak “yeniden dikkate kaldırdığı(reconsidérer)” gibi; “SLOGAN VEYA KLİŞE, DÜŞÜNMENİN EN REZİL HASMI! NİETZSCHE, ‘TANRI ÖLDÜ!’ DEMEZ, ‘ÖLDÜRÜLDÜ!’ DER, ÇÜNKÜ HAKKI VE HAKİKATİ ÖNCE ‘MÜMİNLERİ’ KATLEDER!”(3) Aslında büyük bir gerçeği haykırıyordu Nietszche…! İnsan kendi hırsları uğruna onu yok saydı. Yine, bir üniversitede ders verirken rahip ve rahibenin karşısında da aynı şeyi söyleyecektir Nietzsche: “Şimdi mantıklı düşünelim, şimdi de aynı şey olmuyor mu? Kendi hırslarımız uğruna öldürmüyor muyuz Tanrı’yı? Öldürmüyor mu yöneten-ler?” Bu bağlamda “Yeryüzü boşluk sevmez, boşluğu ‘Yeryüzü Tanrıları’ doldurdu; diktatörler, güç odakları, bazı devletler vs. Yeryüzü tanrılarının kul ve köle kazanma mücadelesi dünyanın sonuna doğru bizi götürüyor!”(4) der, Türk gazeteci ve yazar Ayşe Sucu (1959-…); doğru söyler, yerden göğe haklıdır da…! Tam da yeri gelmişken hatırlatalım şu Fransızca motto’yu; “NI DIEU NI MAÎTRE-NO GODS, NO MASTER(NE TANRI, NE EFENDİ-TANRI YOK, EFENDİ YOK)…!”(5) Friedrich Wilhelm  Nietzsche’nin, (1844-1900) ilkin Almanca olarak 1886 yılında yayınlanan “Beyond Good And Evil: Introduction to a Future Philosophy(İyi ve Kötünün Ötesinde: Gelecekteki bir Felsefeye Giriş)!” [Orijinal Almanca’sı:  “Jenseits von Gut und Böse: Vorspiel einer Philosophie der Zukunft”-, (orijinal ilk basım: 1886)] adlı eserinde “iki kez” geçer. Bu motto’nun ilki, “296 Bölüm”den oluşan eserinin “22. Bölüm”ünde, “doğanın hukuk önünde eşitlik ahlakını kabul kanısının eleştirisi”nde yer alırken diğer ikincisi de “202. Bölüm”ünde, “anarşistler”le “özdeşleş”tirilerek onların eleştirdiği “sürü” mantığının bir “gösterge”si olarak sunularak yer almıştır! Friedrich Wilhelm  Nietzsche’nin “Ne Tanrı, Ne Efendi-Tanrı Yok, Efendi Yok!” ifadesi, muhafazakar çevrelerde genelde sanıldığının aksine “ateist(tanrı-tanımaz)” jargon ve/veya “otantik tanrı düşmanlığı” şeklinde algılanıp yorumlansa da, aslında gerçek hiç de öyle değildir! Bilakis gerçek şu: “(…)Din ‘EKONOMİK SÖMÜRÜ’dür! Sana bir ‘kimlik’ verir ama seni sömürür! Tanrı inancı insanın duygusal ihtiyacıdır. Nietzsche ‘TANRI ÖLDÜ’, derken ‘TANRI VAR MI, YOK MU?’, bununla ilgili bir şey söylemedi! BUGÜNKÜ ‘NİHİLİST DÖNEM’İ HABER VERDİ! Bugünün dünyasına kafanızı Ortadoğu’da kuma gömerek bakamazsınız! Artık din toplumlara Bir fayda getirmiyor! Aydınlanma dönemi sonrası bütün parametreler değişti, yeni kıtaların bulunuşu, yeni yaşam parametreleri, görüşleri… Bugün etrafınıza şöyle bir bakınız; gelişmiş, refah düzeyi yüksek ülkelerde ‘din’ ne kadar önemli…?”(6) Bununla birlikte Nietzsche’nin ‘TANRI ÖLDÜ’ söylemi aynı zamanda şunun da “habercisi”dir. Nedir o haber? Şu: “(…) bu, “dinin metafiziği iğdiş ederek var ettiği kurumsallığın ve onun gölgesinde kişilik bulan dini paradigmanın ve pratiğinin de ölümünün haberi”ydi. Fransız düşünür, sosyal teorist, tarihçi, edebiyat eleştirmeni, antropolog, psikolog ve sosyolog, Michel Foucault’un (1926-1984) “İNSAN ÖLDÜ!” derken de, “insanı vereden, güzelleştiren, ona anlam katan ‘değerlerinin buharlaştığı’nı, ‘insanın kendine yabancılaştığı’nı ve bununla da ölümünü gerçekleştirdiği”ni söylemiş olmasıyla(bu söylemiyle), Nietzsche’nin ‘TANRI ÖLDÜ!’ söylemi arasında ne farkı var? Hiç! Her ikisi de, “iki ayrı gerçeği aynı mantık ve üslupla dikkatlere kaldırmışlar”; kuşkusuz, yerden göğe haklılar da…! Değil mi ki “yeniden iyiyi, güzeli ve adaleti ihtiva eden metafiziği inşa edemezsek, gezegeni-miz ‘tanrısız’ ve ‘insansız’ kalacaktır ki bu da, gezegenimizin anlamını yitirerek ölümü, demektir(7); yanılıyor muyum? Yine, değil mi ki “adaletin ve hakça paylaşımın adı olmaktan çıkmış Tanrı inancı ne işimize yarar!?” Öyleyse “Kızılderili şef”in, “bebeklerine kadar katleden” İspanyol liderinin yanındaki din adamına söylediği şu manidâr sözler, hepimizin kulağına küpe olsun, kulaklarımızda “seküler(dâimî-çok uzun süreli)” olarak çınlasın, derim: “Senin Tanrın topraklarımı istila ederek, bana ve kabileme yaptığınız bu büyük zulmü hoş görüp onaylıyorsa, bilmelisin ki; ‘o inandığın şey; asla bir Tanrı değil’dir!”(8)]

     2011 yılında “Google” tarafından düzenlenen Zeitgeist adlı konferansta S. W. Hawking, “Tanrı öldü!” söy-lemiyle “batı felsefe tarihindeki kırılma noktaları”ndan biri olan F. W. Nietszche’ye işaret eder bir biçimde felsefenin öldüğünü ilan etmişti. S. W. Hawking’e göre; “önce metafiziğin nesnesi tanrı, sonrasında ise meta-fiziğin kendisi olan felsefe ölmüştü!”

     Nitekim S. W. Hawking’in söylemine benzer bir şekilde, (asıl adı Henri-Robert-Marcel Duchamp) Fransız-Amerikalı sanatçı Marcel Duchamp (1887-1968) 1917’de, “sanatın öldüğü”nü, “varoluşçu(existentialiste) felsefe”nin isimlerinden biri olarak bilinen Alman filozof Martin Heidegger (1889-1976) ise 1938’de, “bilimin öldüğü”nü söylemişti. “Dinden bilime, sanattan felsefeye değin varlığı anlamlandırma çabasındaki tüm edimlerin öldüğü” ilan edilmiş olmasına rağmen “ironik” olan, tüm bu edimlerin 2022 itibariyle hâlâ –bir şekilde– devam ediyor olmasıdır. O halde “felsefenin ölümü” de “nihai bir son olmaktan ziyade mevcut ola-nın terk edilerek yeniden yapılandırılması” anlamına gelmektedir. “Yeni çağın yeni sorunları, yeni sorunla-rın ise yeni bir düşünme biçimini gerektirmesi” kaçınılmazdır! Bu yüzden “École Normale Supérieure”nin eski felsefe bölüm başkanı ve önde gelen Fransız sol kanat, çağdaş düşünür Alain Badiou’nun (1937-…) söyle-diği gibi, “günümüzde eski metafiziğin yıkıntıları üzerinde güçlü bir felsefe eleştirisi yapmak onun ölümü-nü ilan etmekten çok daha gereklidir!”(9)

     Yoksa, “otantik düşünme-düşünsel etkinlik” hiçbir dönem ve çağda ölme olasılığı yoktur, zira otantik insan ve düşünürlerin olduğu her çağda felsefe de “yaşamsallık”ını sürdürür. Felsefeyi felsefe yapan; “ontoloji (varlıkbilim)→metodoloji(yöntembilim)→epistemoloji(bilgibilim-bilgikuram)→değerler alanı(domaine des valeurs)→anlam(:kültür) dünyası” ölür mü hiç…!?

     Tüm bunlar öldüğünde ancak ölebilir ki bu muhâl…! Olsa olsa yanlış birilerinin elinde bunlar öldürülebilir, değilse “otantik felsefe”; kuşkusuz “strüktürel(yapısal)” olarak doğası, yani “entrinsik(içsel-özsel-aslî)” özel-liği gereği asla öl(e)mez!

     Tam da yeri gelmişken deklare edeyim: Ben “non-siyantifik(ilmî olmayan) spekülatif felsefe”değil, “otantik siyantifik(gerçek-doğru-güvenilir-özgün ilmî) felsefe”den yanayım, tıpkı bir ayağı “fizik”e basan ve hassaten “fizikdışı-fizikötesi” değil, “fiziğin en dibi; en latifi-en naifi-en incelmişi” olan “metafizik” türünden yana ol-duğum, yeğlediğim gibi –ki bu ikisi, hiçbir zaman ölmeyecektir– bu da böyle biline…!

     Son tahlilde, işte ben de bu yüzden demiştim: “Felsefeyi felsefe yapan; ‘ontoloji(varlıkbilim)→metodoloji (yöntembilim)→epistemoloji(bilgibilim-bilgikuram)→değerler alanı(domaine des valeurs)→anlam(:kültür) dünyası’ ölür mü hiç…!? [Metafiziğin nesnesi ‘Tanrı’ ile metafiziğin kendisi olan ‘Felsefe’ öldü mü!?]”; ve’s-Selâm…!

     (1) Bkz. HAWKING, Setephen William; 2011 yılında “Google” tarafından düzenlenen “Zeitgeist” adlı konferansı. https://stringfixer.com/tr/Stephen_Hawking & https://tr2tr.wiki/wiki/Stephen_Hawking. (Erişim Tarihi: 25.12.2011).

     (2) Bkz. NIETSZCHE, Friedrich Wilhelm;“Böyle Söyledi Zerdüşt”, -çev., Mustafa Tüzel-, İş bankası Kültür Yay. İstanbul, 2015 & NIETSZCHE, Friedrich Wilhelm;“Nietzsche’nin Hayvanları”, -çev. Volkan Ay-, Gram Yay., İstanbul, 2016. Ayrıca bkz. AKÇAĞ, Berna; “Nietzsche’nin ‘Üstinsanı’ ile Jim Jarmusch’un ‘Zombileşen İnsanının’ Karşılaşması”, SineFilozofi Dergisi, Vol/Cilt: 4 No/Sayı: 8, İstanbul, 2019.

     (3) Bkz. CÜNDİOĞLU, Dücane; https://www.facebook.com/cundiogluducane. (Erişim Tarihi: 10.11.2021).

     (4) Bkz. SUCU, Ayşe; 07.06.2021 tarihli, “Sözcü Gazetesi”deki “ ‘Tanrı’yı Hırslarımız Öldürdü!’ Diyen Nietzsch, Haksız mı?” başlıklı makâlesi,  https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/ayse-sucu/tanriyi-hirslarimiz-oldurdu-diyen-nietzsche-haksiz-mi-6472490/?fbclid=IwAR2BpgtnkKy1yJzKGZS9DV-U_LrZCIKP9yyFgZ-mS8__6llH_5vg1r0wF_M. Ayrıca bkz. https://www.facebook.com/groups/1536034176463074/?multi_permalinks=4155171361215996. (Erişim Tarihi: 07.06.2021).

     (5) Bkz. NIETZSCHE, Friedrich Wilhelm; “Beyond Good And Evil: Introduction to a Future Philosophy(İyi ve Kötünün Ötesinde: Gelecekteki bir Felsefeye Giriş)!” -Orijinal Almanca’sı: “Jenseits von Gut und Böse: Vorspiel einer Philosophie der Zukunft”-, (orijinal ilk basım: 1886) & NIETZSCHE, Friedrich Wilhelm; “İyinin ve kötünün Ötesinde”, (Çev. Ahmet İnam), Gündoğan Yay., Ankara, 1997. Ayrıca bkz. https://web.archive.org/web/20160304100338/http://records. viu.ca/~johnstoi/nietzsche/beyondgoodandevil5.htm & http://records.viu.ca/~johnstoi/nietzsche/beyondgoodandevil5. htm & https://web.archive.org/web/20170517071752/http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423935867.pdf & http://www. acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423935867.pdf. (Erişim Tarihi: 21.01.2021).

     (6) Bkz. BAHADIROĞLU, Gulay; Mehmet Ortakaya’nın, 14.12.2020 tarihli MEHMET SADIK ÖKE’den alıntıladığı  paylaşım yazısına Gulay Bahadıroğlu’nun yorumu, https://www.facebook.com/berfeazra. (Erişim Tarihi: 14.12.2020).

     (7) Bkz. ENDER, Mehmet; 30.01.2021 tarihli, kendi “facebook” ana sayfasındaki paylaşım yazısı, https://www.facebook. com/M.endercelik. (Erişim Tarihi: 30.01.2021).

     (8) Bkz. ENDER, Mehmet; 28.01.2021 tarihli, kendi “facebook” ana sayfasındaki paylaşım yazısı, https://www.facebook. com/M.endercelik. (Erişim Tarihi: 28.01.2021).

     (9) Geniş bilgi için bkz. ÇOLAK, P. Dilara(Dilozof); 02.10.2020 tarihli, “Felsefe Öldü mü?” başlıklı makâlesi, https://www.herkesebilimteknoloji.com/yazarlar/p-dilara-colak/felsefe-oldu-mu#:~:.. Ayrıca bu konudaki şu video linkini de izlemenizi öneririm: https://www.youtube.com/watch?v=AqcampDy6ZQ. (Erişim Tarihi: 02.10.2020). Zeki Coşkunsu

Reklamlar

By zekicoşkunsu

Şair, yazar, araştırmacı. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Bilgi Eğitim ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Mütevelli Heyeti üyesidir. "Natürel İlimler Felsefesi", "Operasyonel Araştırmalar", "Sibernetik" & "Semiyotik" vb. ilmi disiplinlere ilişkin konularda çalışmalar yapmaktadır.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: