bir hayatın devam etmesi ve daha sonrasında yaşamak için muhakkak bir çizgide ilerlemek lazımdır. Yaşayan canlıların ortak özelliği bir süreç içerisinde ilerlemesidir yani bir başlangıç ve daha sonrasında bir bitişi olmasıdır. Biz insanların diğer canlılardan farklı olarak yaşam sürecinde farklı adımlar, farklı hisler ve farklı amaçlar yürütmesidir. Her canlı neslini devam ettirmek için yaşar, büyür ve sonra ölür. Arkasında bıraktığı iz onun soyunun devam etmesini söyler ve bu böyle devam eder.

Biz insanların ise diğer canlılardan farklı olarak yaşamı sürecinde ihtiyaçları değişir. Bazıları her ne kadar yalnız olduğunu düşünse bile insan sosyal bir varlıktır yani yaşamını bir toplum içerisinde sürdürür. Muhakkak hayvanlar içinde aynı şeyler söylenebilir fakat insanın sosyallik meselesi değişiklik gösterir. Bazen duygusal bir açıdan bazen ise güç için ve bazen hayatına ışık tutsun diye bir insanın varlığından söz edilebilir.

İşte benim hikayem burada başlıyor her zaman hayvanları gözlemler ve benimde insan ormanı yani şehir yaşamında tek olduğumu düşünürdüm. 23 Haziran 1999 yılında doğmuş olan kıymetli eşim Yaren Küçük hanımefendinin doğumuna özel olarak yazdığım bu yazının bu kısmında söz etmek istediğim şey insanın sosyal yapısının bazen sadece bir insan tarafından şekilenmesidir. Canlı yaşamının tek gayesi olan neslinin devam etmesi şüphesiz insan varlığı tarafından terk edilemeyen ilkel bir davranıştır. Çinin tarihi ve günümüz popülasyonu, göç ile tetiklenen çoğalan popülasyon ve daha sonrasında ise savaşlarla baş veren artış trendine girmiş nüfus işte tüm bunlar bunun birer örneğidir.

Fakat insanın bir farkı olarak romantizm duygusu ağır basmaktadır. Günümüz evliliklerinin şekli değişmiş daha sonrasında bu yaşam modellerine etki etmiştir. Bu yazıda söz etmek istediğim şey ise romantizme karşılık olarak insanın eş seçiminde sadece cinsiyet, fiziksel özellikler dışında günümüz ihtiyacı olan sosyal yaşamın ihtiyaçlarının giderilmesi açısından dünya görüşüne bile etki edebilir. İşte benim hayat arkadaşımı burada sizlere örnek verebilirim.

Uzun lafın kısası biz insanların en büyük nimeti zihniyeti ve düşüncesidir. Eş seçimi ve görmek istediğini şekillendiren en büyük iki şeydir bu hayvansı dürtüler ile hırçın doğa içersinde doğru kişi bulabilmek ve sonrasında zihniyet ve düşünce ile o kişiyi şekillendirmek sosyal yaşam açısından büyük bir önem taşımaktadır.

Yazıma son verirken buradan değerli eşimin doğum günü kutlarım bu yapay ormanda beni ve düşüncelerimi tek bırakmadığı için ona sonsuz saygılarımı sunar ve onu tüm benliğim ile birlikte duyduğum sevgiyi bir kez daha dile getririm.

By Serdar Çelik

Şair, Yazar ve Araştırmacı. 23 yaşında ve bu yaşına kadar kendini geliştirmeyi hedef edinmiş birisi. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinde Coğrafya bölümü okumakta olup ve bu alanda araştırmalar yaparak kariyerini geliştiriyor.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: