Sevdiğim şeyler hakkında yazı yazmayı severim ve bu günü fırsata çevirmeden edemedim! Güne toprak kokusu, yağmur sesi ve bulutların somurtan ama bana gülen ve benim gibi kapalı havayı sevenlerin havası bugün. Bunun mutluluğu paha biçilemez. Camın önünde oturmuş kahvemi yudumlarken, penceremi aralamış yağmur sesini dinlerken yaşadığım bu mutluluğun bununla kalmasını istemeyip yaşadığım naif duyguyu yazıya döküp sizlerle paylaşmayı istedim. 

“Mutlu olmak için büyük sebeplere ve nedenlere gerek olmadığının en yalın hali bence.”

Temiz havayı içime çekerken ki aldığım o derin nefesi en uç noktalarımda dahi hissediyorum. Bir o kadar güzel be hoş. Bulutlarla dans eden kuşların ve martıların sesleri kulağıma ilişirken bir o kadar da ağaçlarla donatılmış evimin sessizliğini yaşıyorum. Bir o kadar gürültülü ve bir o kadar sessiz…

Kahvemi yudumlarken, hafif esintinin soğuğunu kırıyor vücudumun ısıyla temasını kuvvetlendiriyorum. En güzel kısmı da bu zaten. 

Parçalı bulutlarla yer ve gök arasında ki bağlantıyı seyrederken şunu fark ediyorum. Hava kapalı ve havanın kapalı oluşu kara da ki yaşamı da etkiliyor. Hayat hep bir döngü içinde ve bu döngüye ayak uydurmak biz insanların elinde. İnsan ilişkilerinde de durum aynıdır. Etrafımıza ki doğa olaylarına bakıldığında bile bir çok anlam bir çok örnek çıkarabiliriz. Bir ev içerisinde bir olay yaşandığında o evin insanları da etkileniyor. Eş kavgalarında çocuklar da etkileniyor, iş ortamında vs. durum hep bu şekildedir. Yaşamımız da yaşadığımız bir çok şey sadece kişiliğimizi değil, etrafımızı da etkiliyor. Bu fark edişi bu gözle görülür ama anlandıramadığımız durumları fark edişlerimi seviyorum…

“Doğayı seyre dalarken, mutlu olmayı becerebilmek ve mutluluğu paylaşabiliyor olmak asıl olan duygudur. Nefesini, gördüğün güzellikleri paylaşabildiğin yerdir doğa…”

Doğanın bize hatırlattıklarıyla, paylaştıklarıyla bir arada sevgiyle mutluluğu her zaman daim kılmak dileğiyle… 

Sevgilerimle…

Sultangül AYYILDIZ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: