…Korku iliklerime kadar sardı beni, kötü anılarım, kötü hislerim hepsi beni bekliyor, paniklemeye
başladım. Ses geldi solumdan, irkildim. Tüylerim diken diken oldu, dehşete kapıldım sanki,
korkuyorum. Karnım sıkışmaya başladı. Ama çok canlı hissediyorum, gözlerim açık durmak istiyorum.
Ama korkuyorum. Kapatamam gözlerimi. Sessizlik ürkütüyor beni. Göğsüm inip duruyor,
boğuluyorum sanki. Sessizlik çok kötü, gölgeler korkutucu. Kafamın içi bir acayip. Kafamdaki
anılarımın hepsi kötü. Çok fazla kötü anı hücum ediyor, ardından eşlik eden çatı gıcırdamaları, sesi
gelmeyen güven veren televizyon. beynimdeki göğsümdeki karıncalanmalar , anılarımı hatırlatan
müzik, dökülen gözyaşlarım, sesini duyduğum ve beni ürküten rüzgar. Gitmek istiyorum buradan ama
duracağım. Korkularım beni ürpertiyor. Kulaklarım her şeyi duyuyor sanki. Televizyonda okyanustan
kurtulmaya çalışan insanları görüyorum. Sanki aynı durumdayız şuan. Sakinleşiyorum yavaş yavaş,
kendimi görüyorum. Nabzım yavaşlıyor, kafamdaki ve göğsümdeki karıncalanmalar azalıyor. Sessizlik
hala ürkütücü ama demin ki kadar değil. Kafamdaki kara bulutlar biraz olsun dağılıyor. Nefesim daha
yavaş. Kendime geliyorum…
Ali Fuat AYAZ

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: