Ramazan ayı, dinimizce yüce ve kutsal kabul edilmiş mübarek/uğurlu bir aydır. Kutsiyeti ve fazileti Kur’an ve sünnet ile sabit olan Ramazan ayı, aynı zamanda “on bir ayın sultanı” olarak kabul edilmektedir.

Rahmet, bereket ve oruç ayı olan Ramazan; kardeşlik ve sevgi bağlarının güçlendiği, ruhlarımızın güzel öğütlere ve uyarıcı telkinlere açık olduğu, manevi duygularımızın canlılık kazandığı, birlik ve beraberliğimizin daha da güçlendiği kutsal ve uğurlu bir aydır.

Ramazan, ayı  mübarek bir aydır. Bu ayda âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed’e, kıyamete kadar insanlığa ışık tutacak olan Kur’an-ı Kerim indirilmeye başlanmıştır.

Ramazan, içerisinde insanlık için bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni içinde barındıran kutlu bir aydır.

Sevgili Peygamberimizin deyişiyle; Ramazan, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem ateşinden kurtuluş ayıdır. Her kim, bu ayda idaresi altında bulunanların iş yükünü hafifletirse, Allah ona mağfiret eder ve cehennem azabından kurtarır.

Ramazan, oruç gibi türlü hikmetlerle dolu bir kulluk görevini ifa edip ubudiyet zevkini tatmanın başarıldığı eşsiz bir aydır.

Ramazan, âlemlere rahmet olarak gönderilen son elçi Hz. Muhammed’e peygamberlik görevinin verildiği aydır. 610 yılı Ramazan ayının 27. gecesinin sabahında Cebrail tarafından ilk vahiy “Oku” emriyle kendisine bildirilmiştir.

Ayrıca Ramazan, Bedir kahramanlarının küfür ordularına karşı verdikleri İslam’ın ölüm kalım savaşının kazanıldığı kutlu zafer ayıdır.

Ramazan, Allah’ın yardımıyla Mekke’nin fethedildiği ve insanların dalga dalga Allah’ın dinine girmeye başladığı büyük bir değişime sahne olan bir aydır.

Ramazan Allah’ın isimlerinden biridir Allah’ın rahmeti ve bereketi bu aya yansımıştır

Bu ayın içinde bazı uyulması kurallar bulunmakta bunlar saygıyı hiç elden bırakmamak oruç tutana ve tutmayana karşı saygı her daim gösterilmeli

Vücudumuzun emanet olduğunu unutmadan oruca devam edilmeli hasta halinde oruca ara vermek sağlıklı günde tutmak

Ramazan ayının ve gecelerin güzelliğini yaşama katan teravi namazını kılmak

 Maddi durumu iyi olanların umreye gitmesi maddi durumu kötü olanların duaya zikre daha fazla sarılmalı

 Tövbe ve şükrü her daim söylemek 

Kalp kırmamak kötü söz söylememek yaraları sarmak gönülleri kazanmak gerekmektedir

Aklımıza geldiği her an ellerimizi semaya kaldırıp dua etmek

İsraf gösterişten uzak durmak

Komşuyu eş dostu gözetlemek selam vermek

 İmkân buldukça misafir ağırlamak

Ramazan oruç ile ilgili ayetler

  • Ey iman edenler! oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
    Bakara(2) 183
  • Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
    Bakara(2) 184
  • Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah’ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.
    Bakara(2) 185
  • Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.
    Bakara(2) 187
  • Haccı ve umreyi Allah için tam yapın. Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir. (Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir. Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah’tan korkun. Biliniz ki Allah’ın vereceği ceza ağırdır.
    Bakara(2) 196
  • Yanlışlıkla olması dışında bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz. Yanlışlıkla bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Meğer ki ölünün ailesi o diyeti bağışlamış ola. (Bu takdirde diyet vermez). Eğer öldürülen mümin olduğu halde, size düşman olan bir toplumdan ise mümin bir köle azat etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mümin köleyi azat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tevbesinin kabulü için iki ay peşpeşe oruç tutması lâzımdır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
    Nisa(4) 92
  • Allah, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz, fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da keffâreti, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek, yahut onları giydirmek, yahut da bir köle azat etmektir. Bunları bulamıyan üç gün oruç tutmalıdır. Yemin ettiğiniz takdirde yeminlerinizin keffâreti işte budur. Yeminlerinizi koruyun (onlara riayet edin). Allah size âyetlerini açıklıyor; umulur ki şükredersiniz!
    Maide( 5) 89
  • Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe’ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder). Yahut (avlanmanın cezası), fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki (yasak av yapan) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah da ondan karşılığını alır. Allah daima galiptir, öç alandır.
    Maide( 5) 95
  • (Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!
    Tevbe(9) 112
  • “Ye, iç. Gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben, çok merhametli olan Allah’a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.”
    Meryem(19) 26
  • Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
    Ahzab(33) 35
  • (Buna imkân) bulamayan kimse, hanımıyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah’a ve Resûlüne inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah’ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır.
    Mücadele(58) 4
  • Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadef eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir.
    Tahrim(66) 5
  • “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, dogrunun ve dogruyu egriden ayırmanın açık delilleri olarak kendisinde Kur’an’ın indirildigi aydır. Sizden her kim bu ayda bulunursa oruç tutsun”
    Bakara, 2/185

Ramazan oruç ile ilgili hadisler

  1. “Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır; birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” (Buhari, Savm 9; Müslim, Sıyam 163)
  2. “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’ tan bekleyerek orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, İman 28, Savm 6)
  3. “Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” (Buhari, Savm 5)
  4. “Ramazan ayında yapılan umre tam bir hac sayılır, yahut da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar.” (Buhari, Umre 4)
  5. “Kim bir oruçluyu iftar ettirirse oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Tirmizi, Savm 82)
  6. “Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.” (Nesai)
  7. “Ey iman edenler! Sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç size de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki sakınırsınız.” (Bakara Suresi, 183. Ayet)
  8. “Oruç tutanın uykusu ibadet, susması tesbih, ameli kabul ve duası müstecab olur.” (Resulullah s.a.v)
  9. “Eğer sorulsa ki, neden ramazan ayının orucu bundan az veya fazla farz kılınmadı? Şöyle cevap verilir: Çünkü bu, zayıf ve güçlünün gücünün yettiği bir miktardır.” (İmam Rıza a.s)
  10. “Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teala bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” (Buhari, Cihad 36; Müslim, Sıyam 167- 168)

RAMAZAN AYINDA HANGİ NAMAZ KILINABİLİR?

– İlk 10 gün içinde kılınabiliyorsa, tespih namazı kılınır ve Hatm-i Enbiyâ yapılır.
– İkinci 10 gün içinde yine aynı şekilde kılınabiliyorsa, tespih namazı kılınır ve Hatm-i Enbiyâ yapılır.
– Üçüncü 10 gün içinde tevbe-istiğfar, Hatm-i Enbiyâ ve 7 salât-ü selâm okuduktan sonra yapılabilirse Hatm-i İstiğfâr yapılıp “Estağfirullâhe’l-azıym. Ve etûbü ileyk” denilir. Ardından salat-ü selâm okunur ve dua edilir.

Ramazan ayında her pazartesi günü gün boyunca her ibadetin ardından “La havle vela Kuvvete illa billa hüvel aliyhül azim” ( Bütün güç ve kuvvet yalnızca Allah’ın yardımıyla elde edilir.) tespihi çekilmelidir. Her pazartesi mutlaka bin defa çekilmesi gereken zikir olduğunu söylemek mümkündür.

Her salı günü 100 defa olacak şekilde “Cezallahü anna Muhammeden sallallahü Teala Aleyhi ve sellem ma hüve ehlül” ( Allah bize Hz. Muhammed’e layık olma mükafatı versin.) salavatı çekilmedir.

Her çarşamba günü “Estağfirullahel Aziyme ve etübü leyh” (Allah’a istiğfar eder, beni affetmesini dilerim.) tövbe istiğfar tespihi çekilmelidir. Bu tespih çarşamba günleri 100 defa çekilir.

Her perşembe günü “Sübhanallahi vebihamdihi Sübhanellahil Aziym” (Allah büyüktür ve onu hamd ile tespih ederim.) tespihi bin defa çekilmelidir.

Her cuma günü bin defa Allah tespihi çekilerek zikredilmelidir.

Her cumartesi günü “La ilahe illallah” tevhidi çekilmelidir. Bu tespih bin defa yapılmalıdır.

Her pazar günü ise “Ya Hayyu Ya Kayyum” tespihi ile Allah’ın isimleri zikredilmelidir.

Bu tespihler günlük olarak belirlenmiş olan tespih listesidir. Ancak bunların dışında ihmal edilmemesi gereken tespihler mevcuttur. Örneğin “la ilahe İllallah” tespihi her gün mutlaka ibadetlerin ardından olmak suretiyle günde yüz defa çekilmelidir.

Ayrıca Allahummerham ummete Muhammed (Allah’ım ümmeti Muhammede merhamet eyle) tespihi çekilerek tüm ümmet için af dilenmelidir.

Günde 33 defa habinallahu venilmel vekil, 33 defa la ilahe illallah ve 33 defa şehadet tespihi çekilmelidir.

Günde 11 kere Allahumme inneke afuvvun, tuhibbul afve, fa’ fu anna (Allah’ım affedicisin, affı seversin, bizleri de affeyle) tesbihi çekilir.

Günde 11 kere Rabbigfir verham ve ente hayrur rahimin tespihi çekilmektedir. 11 defa Allahummesrah sudurena ilel imani vel islam, 11 defa da Allahumme einni ala zikrike ve şukrike ve husnu ibadetik çekilerek gece ibadeti tamamlanmalıdır.

Namazdan sonra; 70 İstiğfâr-ı şerîf, 70 Salevât-ı şerîfe (Salât-ı Münciye okumak efdaldir) okunup dua yapılır.

Birinci 10 gün içinde mümkünse Tesbih Namazı kılınır ve Hatm-i Enbiyâ yapılır. İkinci 10 gün içinde mümkünse yine Tesbih Namazı kılınır ve Hatm-i Enbiyâ yapılır. Üçüncü 10 gün içinde tevbe-istiğfar, Hatm-i Enbiyâ ve 7 salât-ü selâm’dan sonra mümkünse Hatm-i İstiğfâr yapılıp, yani 1001 defa:

“Estağfirullâhe’l-azıym. Ve etûbü ileyk” denilip, bittikten sonra 7 ilâ 70 salat-ü selâm okunur ve duâ yapılır.

Reklamlar

By Mahmut ÇİÇEKDAĞI

her insan değerlidir değersiz insan yoktur değerini bilmeyen kaybeden insan vardır

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: