Karanlık odada sıkışmış göz yaşı,
eski bir çarşaf gibi seriliyor bedenime.
Buz kesmiş bedenime,
Eriyor kemiğimden ayrılmış etim.

Gözlerimle boş tavan,
biraz umut ve hala gelen bahar.
Ellerime yalvaran kalem,
Kalbimdekileri söküp ipe asan bir akşam.

Az sonra çekip gidecek bedenim,
sizin hiç dokunamayacağınız, hiç okuyamayacağınız kelimeler arasına.
Az sonra bir nefes vereceğim.

Ve bir sigara içeceğim.
Hiç değmemiş gibi dudaklarım,
hiç bakmamış gibi bakacağım yukarı.
Sevmemişim gibi yok olan insanları.

Uzun bir gece yaşayacağım,
hiç yaşamamış gibi.
Ellerimle cama dokunup, dudaklarım arasından çıkan her kelimede boğulacağım.

Az sonra hiç olmayacaklara üzüleceğim.
Hiç üzülmemiş gibi.
Karanlık yağmur kadar sessizleşeceğim.
Hiç.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: