Korona belası dünyanın başına bela olduğundan bu yana sağlık çalışanları başta ülkemizde olmak üzere tüm dünyada can siparane sahada çalışmalarını sürdürmekte; ölüm korkusu taşımadan.

Koronaya yakalandığım şüphesiyle şüphesi ile Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesine test vermek amacıyla gittiğimde test vermek amacıyla yüzlerce insanın orada beklediğini gördüm ve açıkçası eğer ben korona değilsem şimdi bu kalabalıkta virüsü kapacağım korkusu ve telaşı beni sardı.

Çünkü ben normalde kronik rahatsızlığı olan biriyim, ağır geçireceğim bir Kovit-19 rahatsızlığı belkide benim sonum olacak. Yinede sıramı alıp beklerken bir yandan Doktor, Hemşire ve diğer hastane çalışanlarının ölüm korkusu muhakkak yaşamaktalar, ama yinede hastalara hiçbir şey belli etmeden görev bilinciyle çalıştıklarına şahit oldum.

Kronik ve engelli olmam hasebiyle önceliği bana vererek önce benden test aldılar buna bağlı olarak ben birde kan testi istedim Allah razı olsunlar beni kırmadan bu dileğimi de kabul ederek yerine getirdiler. Ve sonuçlar için iki saat beklememi söylediler arabaya gidip oturdum ve saatin dolmasını sabırsızlık içinde bekledim. Sonucu almaya gittiğimde ya arkadaş yüzünüzde hiç mi korku endişe ve kin duygusu olmaz karşılıklı espriler yaparak gülüşerek ayrıldık.

Şimdi bunları neden yazdığımı belki merak belkide gereksiz bularak soracaksınız?

TABİPLER ODASI VE GÜTTÜĞÜ YOL; Bunları yazmamın tek sebebi var; yazının başlığından da anlayacağınız gibi, “Tabipler odası” Tabipler birliği ve televizyonlarda boy gösteren Profesör veya Uzmanların özellikle, Halk Tv, Tele1 ve diğer birkaç televizyon kanalını gezerek ha bire eleştirel konuşmalar yaparak, üreten değil, devamlı eleştiren. Çareler bulmak yerine sanki sorunun kaynağı Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kuruluymuş gibi bir çabaya düşmeleri. Laboratuvara girmeden bir çaba sarf etmeden bizde bu virüse karşı şöyle bir aşı bulduk çorbada bizimde bir aşımız olsun demeden Erciyes Üniversitesinde büyük çabalar sonunda üretilen Türk aşısı Türcovac aşısını yerden yere vurarak sanki bu vatanın evlatları değillermiş gibi kendileri, düşman satında yer alan asker ve komutan gibi aşının aleyhine çalışmaktalar.  Halbuki gerçek bir Profesör ve Uzman olmuş bir hekim fikir üretmesi ve Türcovac aşısını geliştirmek için destek olmaları gerekli.

Tabipler odası Başkanı TBMM başta olmak üzere başka mecralarda devamlı basın önünde açıklamalar yaparken, asıl yapılması gereken önceliklerinin Aşı çalışması içinde yer alarak bu beladan başta Sağlık Çalışanları olan Doktor Hemşire ve diğerleri olmak üzere, Türk halkının içinde bulunduğu bu sıkıntıdan insanları kurtarmak için acilen sistematik bir çalışma geliştirmeleri gerekir.

Eğer gerçekten bugün dünyada bir çok başarıya imza atmış Profesörlerimiz mevcutken, neden ülkesine hizmet eden bilim adamlarımız da aynı başarıyı göstermesinler?

SAĞLIK EMEKÇİLERİ VE MAAŞLARI; Sağlık çalışanlarının bu korona döneminde tüm diğer kamu çalışanlarında daha fazla maaş almalarının en doğrusu olduğu kanaatini taşıyanlardanım; bu durum en azından Sağlık Personeli için büyük bir moral olacağı düşüncesindeyim. Ama hak verilmez hak alınır düşüncesiyle hareket eden sağlık çalışanları (sanırım) her yerde ve basının önünde boy göstermekteler bu onların doğal hakkı, ama birazda hastanelerde kelesini koltuğunun altına almış olan meslektaşlarıyla birlikte görevlerinin başına geçerek destek olsalar derim.

By davutzol

İçimdeki yalnızlığım adlı kitabın yazarıyım burada sizlerle dostça paylaşımlarda bulunarak ortak noktada ve görüşte buluşmak için varım

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: