1954 yılında Mustafa Kemal Paşa’nın “Soğucak” adında bir orman köyünde doğan Cemal Elmas’ın babası inşaat ustasıydı. 1960 yılında Susurluk’a taşınırlar. Türkçe’yi ilkokulda öğrenir. Sonra babası Mustafakemalpaşa’ya yerleşti. İlkokulu Mustafakemalpaşa’da bitirdi. Okulu bitirir bitirmez meslek sahibi olmak için terzi Kamil Işık’ın yanına çırak verilir. Babası ortaokula yazdırmaz. Cemal Elmas bunun üzerine usta bir terzi olmayı hedefler ve ilk 12 yaşında pantolon diker.

Radyoya olan merakı Mustafa Kemal Paşa’da başlar. Bir arkadaşı radyo tamircisinde çalışmaktaydı. Çalıştığı terzinin yanından çıktıktan sonra radyocuda ücretsiz çıraklık yapmaya başlar. Televizyon yoktu. Cemal Elmas, buradan da haftalık almaya başlar. Terzilikten bir ayda kazandığını burada bir haftada almaya başlar.

1968 yılında ailesi Bursa’ya taşınır. Değişik terzilerin yanında kalfalık yapar. 1974 yılında Barış Harekâtı sürerken askere alınır. Askerden geldikten sonra terziliğe devam eder. 1977 yılında Münevver Hanım’la evlenir. 1992 yılına kadar terzi kalfalığını sürdürür. Ustası ölünce Gümüşçeken Çeşmeli Han’da ki dükknı devralır ve kendi hesabına çalışmaya başlar. ^

Bu yıllarda devletin radyo ve telsiz üzerindeki yasaklar kalkmıştır. FM kanalları açılmıştır. Deyim yerindeyse pıtrak gibi özel radyo yayınları başlamıştır. En çok Radyo Teki dinlemektedir. Radyo Jet, Arabesk FM, Şampiyon FM, Venüs FM, Olay FM, Radyo S,Radyo Sempati, Genç FM, İmaj FM, Genç FM, Uludağ FM, Radyo Aktif, Radyo Ajans, Tempo FM, Şafak FM, Üç Ay FM…

İstanbul’da Süper FM’de Kadir Çöpdemir çok meşhur olmuştu. Setbaşı Mavi Köşe’de yeni açılan Bursa Alem FM’e gidip gelmeye başladı. Akşamları buraya gidip program yapmaya başlar. Dinleyicilere ufak tefek hediyeler vermesi programa ilgiyi arttırır. Diğer radyolarda bu tür hediyeler vermeye başlar.

Radyoculuk, programcılık rüyalarına girmektedir. Bu arada Mega Aşk radyosunu Ömer Altın satın almış ve spiker aramaktadır. Cemal Elmas akşamları radyoda çalışmaya başlar ve kısa sürede dinleyici sayısı artar. İsmini kullanmaz, “Kafkas Kartalı” takma adını kullanır. Bir süre sonra patronuyla ters düşer ve ayrılır.

Ayrılık Cemal Elmas’a çok koyar. Bu arada Çarşamba Pazarı’nda bir emlakçının radyo vericisi sattığını öğrenir ve satın alır. Ali İhsan diye bir arkadaşı frekansı ayarlar ve Elmas FM 101.1 den 18 Şubat 1994 tarihinde test yayına başlar. Radyo evi terzi dükkânının bir köşesidir. Önce kasetten yayın yapar. Arabesk kasetleri çalınır. 1 Nisan 1994’te bir arkadaşı ona güzel bir mikrofon hediye eder. Bu tarihten sonra canlı yayına başlar.  Farklı bir yöntem uygular ve dinleyicilerden beğendiklerini kasetlerini çalmak için ister. Dinleyicilerden kaset yağar. Radyonun vericisi diğerlerine göre zayıftır (15 Watt) ama dinleyicisi çoktur. İzleyici artınca terziliğe ara verir. Sabaha kadar yayın yapar. Yayın sırasında bayılınca yanına birisini alır. Sonunda deneyimli bir spiker alarak rahatlar.

Terzi dükkânındaki radyo herkesin ilgisini çeker. Gelenlerden dükkânda oturacak yer kalmaz. Yetişmek için elaman alır. Kısa sürede 12 kişiyi yetiştirir ve hepsine yayın saati verir. Elmas FM sabah 8 de yayına başlayıp gece 12’de Süper FM’e bağlayıp eve gidiyormuş. Radyonun adını Süper Elmas FM olarak değişir. Radyoda şiir okunur ve tanınmış kişilerle röportaj yapılır. Diğer radyolarda onu taklit ederler. İstekte bulunanları o kadar hızlı olur ki “Bursa’nın en hızlı istek okuyanı” lakabı takılır.

Radyosu Mega Aşk radyosunun yayınına bağlayarak destek verir. Ünü yayılan Elmas’a İstanbul’da yayın yapan Süper FM ve Jest FM’den programcı olması için teklif gelir. Fakat Bursa’dan ayrılmayı düşünmez. Amatörlerin çabalarıyla radyo piyasası oluşmuş, izleyici sayısı artmıştı. Radyolar reklam pazarından pay almaya başlamıştır. Devler piyasaya girmeye karar vermişler, bunun için gerekli yasaları çıkartmışlar.

Bir sabah radyonun kapısından televizyoncular, gazeteciler içeri dalarlar.  Flaşlar art arda patlamaktadır. Cemal Bey önce olayı anlayamaz, radyosu kapatılacaktır. Cemal Bey şirketleşmemiştir. Test yayını adı altında yayın yapmaktadır. Cemal Elmas radyo dinleyicileriyle bir veda konuşması yapar. Dinleyicilerine “TRT’yi protesto etmek için antenlerinize siyah kurdeleler takın, belki bir gün görüşürüz” der. Ertesi gün Hürriyet Gazetesinde “Bursa’nın en büyük radyosu Elmas FM kapatıldı” diye manşet oldu. İlerleyen günlerde arabaların antenlerinde siyah kurdeleler görünce sevildiğimi anladım. Radyoyu kapatıp, terziliğe döndüm. İş yerini Okçular’a taşıdım. Terzi dükkânının bir köşesine kurduğu radyo vericisiyle kaçak olarak müzik yayını yaptım. Kimse bir şey demedi.

Radyoda canlı yayın yapıyordum. Konuklarıma bir saat zaman ayırıyordum.  Güncel sorunlarımızı işlediğimiz bu programda konuğumuz bazen esnaf, bazen bir doktor oluyordu. Güllü diye meşhur olan bir arabesk şarkıcıya besteler yapan bestekâr Kemal Taşçeşme’yi programa çıkardım. O zaman meşhur değildi. Bir saat program yaptı. Programda saz çaldı.  O dönemde radyoculuk yapan çok farklı insanlar vardı. Bursasporlu Hacı Murat’da bir radyo açmıştı. Kurduğu Radyo Venüs, Çarşamba pazarındaki Akarsu Pasajı’nda idi. Halk Bilimleri konusunda araştırma yapan Turan Çalay, bu radyoda yağlı güreşler konusunda bir program yapmıştı. Koca Mestan lakaplı Cazgır Recep Karabıçak ile beraber yağlı güreş konulu bir programda İki Romen’de davul zurna çalıyordu.

 Yağlı güreşi çok seven Cazgır Koca Mestan, yağlı güreşlerin yapıldığı Çalı’ya gömülmeyi vasiyet etmiş ve Çalı’ya defnedilmiş.

Üç ay sonra TRT yetkilileri ziyaret etti. Yılsonuna kadar bir firma kurarsam yayın yapabileceğimi söylediler ama ekibi dağılmış, dinleyicilerimden kopmuştum.

Kapısını Bursa Alem FM’in sahibi çalar. Onunda radyosu kapanmıştır. Onun vericisi daha güçlüdür (25 Watt). Cemal Beyi ortak yayına ikna eder. Vergi dairesine yakın bir yerde tekrar faaliyete başlar. Radyonun adı Elmas Alem FM’dir.  Cemal Elmas radyoyu yönetir. Ortağı reklam işlerine bakar. Ancak reklam gelirlerinden Cemal Elmas’a pay düşmez. Üç ay sonra bir gece yayına son verir. Terziliğe döner. 23 yıl terzilik yapar ve 60 yaşında terziliği bırakır.

Son radyosunda gece programlarında takma isim kullanır. “Gece Kuşu” ismiyle program yapmaya başlar. Yıllar sonra televizyonda aynı adla bir başkası da program yapmaktadır; Okan Bayülgen, kendisine “Bu isim nereden aklınıza geldi” diye sorulduğunda şunları söyler; “Bursa’da Santral Garaj’da lokantaların birinde yemek yerken radyodaki sunucu ‘Gece Kuşu’ diye yayın yapıyordu. İsim çok hoşuma gitti. Bende o isimden etkilendim.

Radyonun yayın gücü zayıftı. Güçlü vericisi olanlar yayınımı bastırıyordu. Bende mecburen yer değiştirdim. 6-7 kez frekans değiştirmek zorunda kaldım.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: