Ademden Havvadan bu yana
Bozkırlar kızıl güneşin altında
Cenk diye nara atan bulutlarda
Acunun kutsal bağrında, vay babam…

Ademden Havva’ya bu zamanda
Mehtap bağrı küstü karanlık ocak buldu
Devranın ızgarasında Hızır tan oldu
Zahid dermanım sahramda, vay babam…

Gün aydı melike nur saldı
Gün aydı melike can aldı
Devranın ızgarasında nevrim yandı
Canım can, bahtım firuzan, vay babam…

Gün geceyle cem etti Ferhat’ın derdinde
Dün, gelin oldu gam evinde
Şirin derman oldu şiirin hecesine
Buse (öpücük) dudağıma mühür vurdu, vay babam…

Ademden Havvadan bu zamana Cafer Sadık
Hızırım gel bahtım yanık
Cafer Sadık Hüseyinimin şahına âşık
Dedem, ceddim, şahım, pirim vay babam…

Kelime rızasıyla meclis kurdu hayata
Kelime arzusuyla darbe vurdu âşka
Âşık kondu maşuğun hatrına
Âşk telaffuzda az kalır, nedir bunun ölçüsü, hesabı vay babam…

Gün ömre cem etti, cem edindi
Dün unutulmaya mahkûm edildi
Cenk diye nara atan bulutlarda
Mükafatım sen oldun ey hanım, han hanım, cananım, ömürlüğüm

Ademden Havvadan geldim bu dünyaya öz ve tek
Paktım battım, battım çıktım, çıktım yandım
Yandım kül oldum, küldüm beşer oldum, beşerdim şaşar oldum
Âşk telaffuzda az kalır, ya Hüda nedir derdim, dermanım?

Cemal abinin bir demlik çayı
Yarın bir asırlık hasreti
Şahsım Mustafa’nın divaneliği
Âşk değilde kül bulundum, lâl oldum, ya Ali medet, vay babam..

Şahsım Mustafa’nın ruheviliği
Şanım Mustafa’nın derbederliği
Şahım Ali’nin bin bir hikâyesi
Âşk deyince yürek kalıyor mu vay babam?

Sevgilim sen köklü bir ömre eş misin?
Sevgilim sen bir dermana dem misin?
Sevgilim sen bana, ben sana denk misin?
Sevgilim âşk deyince ömür kalır mı?

Sevgilim derdim, dermanım dudaklarında gizli
Sevgilim ömrüm kalbinde dizgin
Sevgilim hayatım derdinde bitkin
Sevgilim seni âşk deyince bu hasatta dert mi kalır?

Bahis tekrar açılır Ademden Havva’ya
Gün yeniden aydınlanır Zulkarneyn’in havarına
Gün böyle başlar nasıl bilmem Allah katında
Züleyham sen, Leylam sen ve bak işte ben Behlûl vay yarenim…

Şairin son demi kasette çalan o mayhoş şarkıda saklı
Hayat dedikleri şeyin sırrı o badem dudaklarda saklı
Badem acı mıdır, tatlı mıdır, nasıl tadılmalı?
Acep insan âşktan hülyaya kapılır mı?

Sevgilim ömür geçiyor kalanı senin olsun
Üstüne ömrünü kat sarhoşu gönlüm olsun
Dudaklarının balı hürmetim olsun
Sevgilim, sevgilim, can sevgilim…

Adem ile Havva’nın bahçesinde gülüstan
Şirin ve Ferhat’ın kaleminde devran
Leyla İle Mecnun’un bahçesinde şen, şakrak koşturan
Beyaz kelebekler seni bulsun sevgilim

Ademden Havvadan bu yana
Bozkırlar kızıl güneşin altında
Anasının gülü kızımın yanağında
Babasının yiğit delikanlısının endamında vay benim derdim, dermanım

Aykut Barış Çelik

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: