Günümüzde zaman hızlandığı için günlerce okunsa da zor biten geçmiş dönem klasikler gibi ciltlerce uzun yazılmış romanları artık bulmak pek mümkün değildir.   Hızlanan bu zamanın sanatın her dalını etkilemesi gayet doğaldır.  Zamanın ruhu bunu söylüyor; kurum, kavram ve insanları bu hıza uymaya çağırıyor.  Sanat dünyasının da bu hızlı ortamın varlığını fark etmemesi ve hızdan etkilenmemesi söz konusu değildir.  Rönesans ve ardından sanayi devrimi çok şeyi değiştirdiği gibi bugünün zamanı başka değişiklikler yaratıyor. Günümüzde sanatın değişmez ve genel geçer kabul edilir bir tanımı olmadığı gibi sanat artık durağan zaman ve mekânlara sığacak kadar hareketsiz olmayıp, postmodernizmle çok kavram yeniden değerlendirilmek, değiştirilmek ve farklı kullanılmak zorunda kalınılmaktadır. 

Sınırı; renk-çizgi, soyut-realisttik,  resim-heykel gibi ayrımları değişmez kabul ettiği noktalardan koyanların bu değişimi anlaması imkânsıza yakın olup,  bu kişilerin tecrübe ve yetenek üzerinden tekrarlar dışında sanat yapma şansları olamaz.

Zaman değişti.  Bu değişen zaman;  sanat dünyasında sanatçı, sanatsever, galerici, sanat taciri, müzeci, koleksiyoneri de etkiledi. Artık bir sanatçının ve sanat eserinin farkına varılması, yaşarken takdir görmesi, değerini bulması, önemli koleksiyonlarda yer alması ve müzelere konulması için eskisi gibi yılların geçmesine gerek yok,  yeter ki; siz çok iyi bir sanat eseri yapın ve sanat pazarında yerini alabilecek kanallara ulaşabilin.  Yaşarken yok olup gitmek ve öldükten sonra ünlü olmak ve farkına varılmak eskidendi.  Son yirmi beş-otuz yılın ünlü sanatçılarının tamamına yakını yaşarken fark edilmiş ve eserleri ederini bulurken, yüz sene önce bu pek zordu. Zaman hızlandı ve mekânlar yakınlaştı, hatta iletişim teknolojisiyle zaman ve mekân sorunu kalmadı. 

Tüm dünya sanatçılarını, müzelerini, galerilerini takip etmek ve yeterli paranız/diliniz varsa müzayedeler dâhil eser satın almak mümkündür.

Tüm bunlar olurken hiç bir şey yapmayan/yapamayanlar var? Dışarıya açılmadıkları için yerelde sıkışıp kalmadılar mı? Bu kanalların tamamı denememişse suç kimin!  Tamamını denemişse ve hala bir geri dönüş sağlayamamışsa bu defa sanat eseri adı altında yapılan çalışmaları tekrar gözden geçirmek gerekir. Öncelikle zamanın ruhunu yakalayıp ilerisine de geçecek hamleler yapıldı mı?    

Bu arada herkesin aynı takdir görmesi halinde yapılanın sanat değil zanaat olacağı ortadadır.

Doğuştan veya sonradan çalışarak bir yeteneğe ulaşmış, ama yaratıcılığın ne olduğunun bilincinde olmayan veya bunun için risk almayan biri yıllarca sadece yeteneğiyle idare ediyorsa o sanatçı değil, sanatçılığa gidemeyen sadece ustalık ve yetenek sahibidir.   Yalın yetenek ve ustalık kendini oluşturan tekrar nedeniyle yaratıcılığa izin vermez. Malzeme bilgisi veya kullanımı değil, bunları yaratıcılıkla kullanmak önemlidir.

Vecdi UZUN

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: