Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?
1977 İstanbul doğumluyum. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro bölümü mezunuyum. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo- Tv bölümünde yüksek lisansımı tamamladım. Aynı üniversitede doktora eğitimime devam edeceğim. Bunun yanı sıra İstanbul Üniversitesi felsefe bölümünde lisans eğitimime devam etmekteyim. Uzun yıllardır çeşitli edebiyat, sanat ve felsefe dergilerinde şiir, öykü ve deneme türünde çalışmalarımla yer almaktayım. Yirmi senelik televizyon kariyerime habercilikle başlayıp programcılıkla devam ettim. Kısa film çalışmalarımla da festivallere katılmaktayım. Kültür Bakanlığı destekli Ya Hiç Yoksak adlı öykü kitabım Velespit yayınlarından Ağustos 2021’de çıktı.


Yazmak sizin için ne ifade ediyor? Yazmayı nasıl tanımlarsınız?
Sanırım yazmanın ne ifade etmediğini anlatmak daha kolay olur. Tutku diyemem, çünkü tutkunun insanı içten içe tüketen karanlık bir yanı olduğunu düşünürüm hep. Yaşam anlamım da diyemem, çünkü hayatıma anlam katan sevdiklerimle kıyaslamanın anlamın içini boşalttığına inanırım. Galiba benim için yazmak kendime yaptığım en büyük iyilik. Bunun sayesinde hayattan aldığım tat çoğalıyor. Üstelik bu keyfi paylaşan okurlarım da arttıkça çok mutlu oluyorum.


Kitap yazmaya nasıl karar verdiniz, yazarlık sürecinizden bahseder misiniz?
Açıkçası başlangıçta kitap çıkarmayı nihai bir hedef olarak görmüyordum. Belki de bu düşüncemin zemininde ulaşılan her hedefin yeni bir hedef doğuracağı endişesi yer aldı. Yazmayı bir görevler silsilesi, başarılar piramidi olarak kabul etmediğimden hep bir oyun alanı olarak kalmasını tercih ettim. On beş yıldır çeşitli dergilerde çalışmalarımla yer alarak o ruhun parçası olmaktan hep gurur duydum. Velespit Yayınları sahibi Çağdaş Turan bana kitap çıkarmayı teklif ettiğinde artık çalışmalarımı bir araya getirmenin zamanının geldiğini anladım. Ya Hiç Yoksak işte bu serüvenin eseridir.

Ya Hiç Yoksak adlı kitabınız hakkında bilgi almak isteriz. Kitabınızın konusu nedir?
Yirmi bir öyküden oluşan ‘Ya Hiç Yoksak’ ismini Antik Yunan kuşkucularından miras aldı. Öykülerimin ortak noktası hayatın odağındaki değerler. Mizahın ve felsefi kavramların paletinde herkesin kendi yaşamından izler bulacağı samimi öyküler anlatmak istedim aslında. Biraz ortaoyunu biraz modern anlatımlı destan özellikleri taşıyan hikayelerde doğaçlamadan epey faydalandım. Mantık ve dil felsefesi konularında yaptığı çalışmalarla modern felsefeye önemli katkılarda bulunan 20. yüzyıl filozofu Wittgenstein şu sözü anlatmak istediklerime rehberlik edecektir: Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır. Bu sebeple öykülerimin her okurda, kelimelere yükledikleri anlam boyutunca canlanmasını ümit ediyorum. Tüm okurları, mutlaka kendi dünyalarından bir parça bulacakları öykülerimi keşfe davet ediyorum.


Peki, kitabınız her yaş grubuna uygun mu? Kimler okumalı?
Eminim edebiyat ve felsefe seven herkes kitabımdan keyif alacaktır. Her güne bir öykü mottosuyla hayata minik molalar olarak öykülerimi okuduklarında kitapla samimi bir bağ kurabileceklerine inanıyorum.


Gerçekleştirmek istediğiniz bir proje, üzerine düşündüğünüz bir çalışma var mı?
Yeni öyküler yazmaya devam ediyorum. Eminim onlar da yine bir kitapta buluşacaklardır. Marmara Üniversitesinde Sosyal Bilimler alanında doktora eğitimime devam edeceğim. Kısa film ve tv projelerim için taslaklar hazırlıyorum. Bunun yanında şiirlerimi derleyeceğim bir kitabı çıkarmayı da düşünüyorum.


Size ve kitabınıza ulaşmak isteyen kişiler nereden ulaşabilirler?
Kitabıma internet üzerinden ve tüm kitabevlerinden ulaşabilirler. Bensu Yılmaz’ın sayfa tasarımını yaptığı, öykü ve şiirlerimin yer aldığı aslikaprol.official instagram sayfamdan benimle kolaylıkla irtibat kurabilirler. Gelen her mesajı cevaplamaya özen gösteriyorum.


Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?
Kendine ait zaman ve alan yaratabilmek insan için en büyük özgürlük. Herkese özgürlüğü doya doya yaşadıkları, en önemlisi de her seferinde oyunsu bir coşkuyla yenilikleri keşfe çıkabildikleri kendilerine has dünyalar yaratmalarını diliyorum. Ne mutlu bana ki kurguladığım dünyalardan ilham alanlar var. Bunu hissetmek ruhumu kanatlandırıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: