Fadime, Temeli çok sever. Durmadan saklı saklı mektup yazıp köyün kenarındaki Koca Kayanın altına koyar. Temel de her gün aynı saatte gizli gizli uğrayıp mektubu alır. Oraya süt beyaz bir taş koyar. Fakat Fadime’ye hiç cevap yazmaz. Fadime çok üzülür. ‘’Yoksa Temelüm beni sevmiyor mu?’’ diye kara kara düşünse de aksatmadan mektup yazmaya devam eder. Diğer taraftan da Fadime ‘’Allah um çok istemiyom Temelüm ile sadece beş dakka bi buluşabilsem, kalan ömrümü vermeye hazırım ‘’ diye dua eder. Fadime ne kadar içten ettiyse duası kabul olur.

 

            Hiç akılda yokken Fadime ile Temelin yolları bir gün kesişir. Ama sadece beş dakka buluşma imkanı doğar. Fadime ‘’ALLAHUM DUAMI KABUL EDECEĞİNİ NE BİLEYİM, KEŞKE 500 YIL İSTESEYDİM ’’ diye içinden geçirirken, diğer taraftan;

 

            -Ula Temelüm sana bunca mektup yazdım, beni sevmiyon mu yoksa, niye bi cevap yazmadun? Der.

            – Temel: Fadumem sevmez olur muyum, babandan korktuğumdan cevap yazamadum. Ama her mektubunu aldukça oraya bir süt beyaz taş koydum, cevap yazamaduğum için o taşu sanki gönlüme koydum. Ayrıca; her mektubunu aldığumda okudum, kokladım başucumdaki sanduğa sakladum. Yazduklarının hayaliyle uyukladum. Rüyalarda seni gördüm…Sana ne mektuplar yazdum.

 

            -Fadime: ‘’Temelüm korkma. Sana mektup yazduğumu babam duyarsa önce beni öldürür seni de ararken polisler babamu yakalar hapse götürür. Sen kurtulursun’’  Der.

            -Temel : Fadimeden aldığı cesaretle mektuplara cevap yazmaya başlar ama çok sürmez Fadimenin babasu duyar. Fadüme nasul olsa evde önce şu Temelü kaçurmadan öldüreyüm der ve öldürür.

 

            Temelinin öldüğünü duyan Fadime ağıtlar yakar. Babasına da bir dörtlük yazıp kendi canına kıyar.

           

            Babacuğum nitdün, neyledün

            Hâlbuki günah bende suç bende

            Sen Temelümü haksız yere katleyledün

            Bende öleyim de, türbemizi ziyaret edün

           

            Köyün âşıkları tarafından Temelle- Fadimenün mezarları Koca Kayanın yanına gömülür… Temel’in her mektuba karşılık koyduğu sütbeyaz taşlar adam boyu tepecikler oluşturmuştur.

 

 Önceden mektup, şimdi de mesaj yazanlar orayı ziyaret ederler. Dileklerinin kabulü için tepeciğe bir beyaz taş koyarlar. Netice olarak bırakılan taşlarla tepecikler tepe olmaya başlamış, Fadime ile Temelin mezarı ölümsüzleşmiştir. Dünden bugüne efsane değişe değişe türbeleşmiş ve gençler medet umar hale gelmiştir.

 

Sahi bu türbe hangi şehirde biliyor musunuz? Bilemezsiniz çünkü bu da bir efsane. Ama bazı köylerimizde birinin bir öbek taş koyduğu yere isnat edilen efsane hikâyelere inanmasalar da zamanla oradan geçen insanların dikkatini çekmekte ve bir taş daha ilave etmektedirler.

Mesela bizim köyde ( Osmancık – Seki Köyü) buna benzer efsaneler mevcut olup evveli dilden dile ilaveler yapılarak dolaşır. Vesselam, ey gönül, sen olmasa idin nasıl geçerdi bir ömür?

 

Sosyal medya güzel sözler denizi

Lakin yaşama bakınca üzüyor hepimizi

 

 

 

Reklamlar

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın