Ön camdan bakıyordum ona, dalgın kırılgan bir hali vardı. Dünyaya küsmüş avaz avaz bağırıp sesini duyuramamış bir hal. Tozunu silkememiş bir leke vardı üzerinde, şarkı değiştiriyor, sanki onu anlatanı bulmaya çalışıyor. Uzun uzun dalıyor, derin nefesler veriyor, öyle güzel ki hüzün bile yakışıyor.

İki damla gözünden bıraktı, gördüm utandım buna hayran kalmaktan. Dokunmak istedim, yanına varıp kollarımı şenlendirmek istedi içim. Dur dedim, sus sus ve sadece bekle böyle bir bencilliği yaşamadım gönlümce. Sus dedim kendime Sus, utan.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: