Zaman; insanın dünyevî ve ûhrevî meşgalelerini ve ibadetlerini tertiplemek mâhiyetinde, fâidesine nâil olduğu bir kavramdır. Takvim ise bu kavramın çark misâlinde diş emsâlindedir. Tarih boyunca, saatler, takvimler buluna gelmiş, zaman mekâna uymuş, bu fâni dünyada…

Devrimlerin Hicret İle Kökleşmesi!…

Cehalet ile adeta küf misâlinde bozulmuş ve dâhi dolmuş olan devirler, yöreler, toplumlar, Hicâz topraklarında bulunan Mekke-î Mükerreme’de Kâinat’a Teşrif buyurmuş olan Hâzreti Fâhr-î Âlem Efendimiz’in (sallallahu teala aleyhi vessellem) Nuru ile adeta karanlıkların güneş ile vuslatı misâli aydınlanmıştır. Mekke-î Mükerreme, İslam ile devrimlerin, mücadelelerin mekânı, Hattab’ın Oğlu Ömer’in Hâzreti Ömer-ûl Fârûk (radıyallahü anh) Efendimiz olduğu Kutlu Şehirdir. Fakat nefis putlarını, İmân balyozu ile lât ve uzza putlarını İslâm kılıcı ile kıramayan Ebu Cehiller’in, Ebu Leheblerin (lanetullahi aleyhi minezzalimin) şiddet ve kin muameleleri münasebeti ile İlâhî Vâhyin doğrultusunda, Hâzreti Fâhr-î Âlem (sallallahu teala aleyhi vessellem) Efendimiz’in Liderliğinde, Can Yoldaşı Hâzreti Ebubekir Es-Sîddîk (radıyallahü anh) Efendimiz’in Örnekliği ile Sevr Mağarası’nın duraklığında “Kutlu Hicret” vâkî olmuştur. Kutlu Hicret’in vesile-î âliyyesi ile “Yesrîb”, “Münevver Şehir” olmuştur. Medine-î Münevvere, devrimlerin kökleştiği şehir hâline bürünmüştür. Kutlu Hicret, Hâzreti Ömer-ûl Fârûk (radıyallahü anh) Efendimiz’in Önderliğinde, müminlerin zamanının tanımı, “Hicrî Takvim” in menşeî olmuştur…

Milat Mıdır Peki?…

Günümüzde fânî dünyanın toplumlarınca “En Yaygın” olarak kullanılan Milâdi Takvimin menşeî ise Roma İmparatoru Jül Sezar’ın, Jülyen Takvimi’ne mukabil olarak Papa XIII. Gregorius’un önderliğinde Gregoryen Takviminin oluşturulmasıdır. Günümüzde Yılbaşının kutlanılmasının menşeî bu vakanın ve batılca Hâzreti İsa (aleyhisselam)’ın “Doğumu” diye kutlanılan “Noel” ile tâbir-î câiz ise harmanlanması ile var olan bir süreçtir…

Velhâsılkelâm! Kutlamayalım!…

“Kutlu” olmayan meseleler “Kutsallaştırılmamalı!” ve dâhi “Kutlanmamalı!”. Müminler, “Mümin” olma vasfı ile izzetlidirler! Bir yakut misâli olan izzetlerini, izzetsizlikler pasları ile kesinlikle lekelememelidirler! Müminler, fânî dünya hayatlarında, beden ile ruhun bağlantısı misâli dünyevî meselelerinde dâhi ûhrevî kaynağı aramalılar ve dâhi gözetmelidirler!…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın