Ey cemaat, malı kaptırmadan evlatlara / Gücün var iken veriver hayırlara / Yoksa ahirde girersin sıkıntılara / Damlatmazlar sana

 

*

Yok, aslında kimsenin kimseden bir beklentisi /

 Lakin dokunuyor, gözünün içine bakıp ta selamsız geçilmesi

 

*

–mış gibi değil, –olmuş gibi olmalı / Olamıyorsa şayet, olduğu yerde kalmalı

 

*

Sorular öbek öbek, / Formüller kifayet etmiyor çözmeye / Gönlüm de razı olmuyor, / Soruları torunlara miras etmeye

 

*

Ahh dedi, / Ömrümü yedi / Bebeler olmasa idi / Bilmem ki derdi ne idi?

 

*

Ne ahlar çekilir, ne vahlar çekilir / Geçer zaman azar azar / Kimsecikler dinlemez seni / Seni ancak mezar paklar

 

*

Fırtına ile çıkmışsan zirveye / Rüzgâr uçurmadan in be oğul / Bekleyenin varsa gurbet el de / Çok gecikmeden dön be oğul

 

*

Herkeste vardır bir düşünce / Kolay değişir çevre insan düşünce

 

*

Bir Pazar sabahı / Oh ne güzel caddeler boş / Parklarda güvercinlerin sesi hoş / Ne yere tüküren ne de çöp atan var / Akşamdan kalanları çöpçüler toplar / Ve ben spor olsun diye şehri turlar / Peki siz, belki de uykudalar / Uyuyan dostlara iyi uykular / Ama uyanık olmakta fayda var

 

*

Dost, ne kadar meşgul olursan ol / Dostta selam için bulunur kırkta bir yol / Dersen ki, sen sen lakin aynı değil ben / O zamanda anında silerim, kızma lütfen

 

*

Şair, yazar mı dedin, / Görecek kimselerin görmediğini / Sevecek kimselerin sevmediğini / Olaylara at gözlüğüyle değil, / Gönül gözüyle nazar edecek / Menfaat uğruna eğilmeyecek / İşte o zaman dudaktan dökülen, / Kalemden süzülen sözler tesir edecek / Yoksa bakmadan ‘edebiliğine’ kaldır at / Ve bırak millet cahil kalsın / Sahte şairlere, yazarlara inat

 

*

İlahi Yarab, / Hikmetinden sual olmaz biliyoruz / Lakin âlemi İslam olarak çok daraldık  / Sen’den yardım diliyoruz

 

*

Dedi: Sana da kalmaz bu dünya, ah alma artık / Dün nice ah alanları bugün kabristana bıraktık

 

*

Su katma pişmiş aşa tadında kaynasın / Bilmem ki, soğuk su katınca ne anlarsın?

 

*

Ne ben anlatabilirim ne de sen anlarsın / Çok uçarsan havadan bir yerlere toslarsın

 

*

Kimi göreve geldiğinde değer kazanır kimi de giderken / Zaman çabuk geçer, insanoğlu değişir yorum için daha erken

 

*

Ben dedemin seferberlik anılarıyla büyüdüm / Güne bakıp ta sakın karamsar olma yiğidim

 

*

Ne emekler verdim yolunu yordamını bulsun diye / Yolunu kolayca buldu, lakin haramdan yiye yiye / Şimdi de dua ediyorum, haramdan kurtulsun diye

 

*

İmam,

Ey cemaat herkes telefonunu bir çıkarsın / Allah aşkına yarım yamalak değil düzenli kapatsın / Çünkü ben Elham okuyorum, çalınca telefon zihnen oynuyorum / Bu kadar yapmayın yahu, Allah aşkına çok yoruluyorum / Kim bilir, belki de sizin yüzünüzden bilmeden namazı bozuyorum / İkaz ettim, artık vebali günahı üzerinize aha buraya da yazıyorum / İmam dedi: ‘……Allahu ekber’ / Bir telefon çaldı, cemaat dedi:  ‘İmam çok kızıyor sonra ara bilader’

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın