Yağmur yağıyor.
Gökyüzü coşkulu.
Yeryüzü umutlu.
İnsan…
Bekleyiş var bekleyişten önce.
Sevgi akmıyor pınardan bu kez.
Sessizliğin yadırganmadığı adına yalnızlık denildiği,
Bu incinmiş incitilmiş sokakta en büyük umut, yağmur.
Yağmur yağınca mutluluk da geliyormuş mevsime.
Kış bahara dönüyormuş.
Yine de bilmediğimiz bilmeceler içinde kaybolmuyorsak;
Yaşamdan yaşamaktan korkuyoruz demektir.
Cesaret bir menzil ötede.
Şimdi alıp başı geçme vakti.
Çantamı hemen aldığımla yürüdüğüm bu yol,
Beni bana sordukları o, küçük geçmişe dönük.
Bir o kadar özlenilmiş özünü arayan,
Ben; Küçük umutlar ve minik hayallar…
Çantamda yegane taşıdıklarım.
Benden bana yadigar;
Küçük umutlar minik hayaller…
Yağmur yağıyor.
Düşünün!
Yaslı bir hava dumanlı bir sema.
Tek ve yalnız bir umut, yağmur.
En sonunda yine basit cümlelerle yazıyı bitiriyoruz galiba:
“Hayat devam ediyor”
Size/ sizlere bunu demeyeceğim onun yerine;
Hayat devam etmese bile siz devam edin yaşamaya.
Umut etmeye,
Canlıları incitmeden cansızları kırmadan yaşamaya,
Bir kalemle, bir yaprakla,
Bir avuç toprakla,
Ya da ayağınıza dikenler bata bata,
Ve ya paçalarınız ıslak ıslak olana dek
Yaşayın ve yaşamınız;
Doğal ve çevreye duyarlı olsun.
Allah’tan ayrılmamış ve ayrılmayacak olsun.
Yağmur yağıyor.
Toplanın!
Hanımlar beyler size muştum var:
Bir güzü daha bıraktık eksiksiz.
Aldırış etmediğimiz duygular şimdi kimsesiz.
Şairin en son kelimesi sessiz.
Şiiri nefessiz.
Yağmurdan öncesi ve sonrası,
Şimdi ve gelecekte benden bana yadigar;
Küçük umutlar, minik hayaller…

Fatmanur Nartekin✓

Reklamlar

By gecenin peşinde yolcu

Buzun susayan dağı... Çölün üşüyen sıcağı...

Bir Cevap Yazın