Issız ve sessiz gecelerde anımsarım seni,
Sensiz ve soluksuz düşlerimde hatırlarım seni

Gecenin bom boş sessizliğiyle seni duyumsarım.
Sensiz geçen gecelerde güne uyum sağlarım.

Sonsuz gecelerde sensiz anlarım,
Mana veremediğim ağlamalarıma

Günler zor. Zorluklarla ve hızına kapılarak geçiyor
Gece ne ara oldu da? Geçiyor…
Ve yine gece oldu günüm aydınlanmadan günler geçiyor…
Fırtınasına kapandığım, uyanamadıgım sabahlara,
Sensiz doğmayan güneşe…

Çok telaşım var artık üstümden atamıyorum
Böyle yarın sabah 8 de kalkacak bir otobüsüm var
Ama ben hep 8 dakika sonra hareket edecek gibi davranıyorum
8 saniyelik ömrüm varmış gibi yaşıyorum her saniyesi seninle geçsin diye

Mutluyum önemsemiyorum ama sensizde huzurum yerinde sanırsam
Meşgalem fazla olduğu için
Alışmıştım meşgalemin fazla olmasına…
“Alışmıştım koşturmalarımın seni konuşturmamasına “

İçim sükutu sardı, sensizlik sükuneti sarmaladı
Doladı beni dönüşümlü, tekrarlanan hayat kavgasında
Aynı semtin, farklı derdin insanıydık oysa
Yolları hep çıkmaz sokaklara tosladığım ördüğün duvarlaralar
Nedensiz sorgusuz bir duvar Benliğimde
Anlamadığım bir duvar Senliğinde…
Uçup giden insanlara seni tanımlarım, seni anlatırım…
Belki bir gün kanat çırparım ;uçmak için sensiz umutlara
Kİ sen gittin ezgisi kaldı bu aşkın puslu sesinden

SENSİZLİĞİN EZGİSİ koydum adını


Koydu bana sensiz söylediğim ezgiler
Bilirim bir ihtimal de olsa gelmezsin bana
Giden hatıralar zoruma gider artık
Semtimizin en karanlığında karışmıştık oysaki
Bilirsin bir kalemle karaladın beni
Silemem hayatıma nokta gibi kondurduğun acıları
Acırım senle geçen her sekiz saniyesine, yakarım bir sigara
Sinmez kokun artık tenime
Sinen bir sigara dumanı kaldı artık üstümde
Yana yana en son kül oldun bende
Ciğerimi çürüttüğün bir zehirle
Üstüne bastığım izmariti, yakmasın beni der gibi


SENSİZLİĞİN EZGİSİ koydum adını…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: