Eşe dostta, akrabaya bir tuş kadar yakın / Lakin tuşa dokunacak parmak isteksiz / Gönülden gelmeyince sevgi, aranmaz ki sebepsiz / Ya ölüm yütüm olunca, o zaman da aramak gereksiz

 

*

Çocukları; okulda gereksiz test-ten / Evde ise aşırı tost-tan kurtarmak lazım / Biri dengesini diğeri ise bünyesini bozuyor

 

*

İnsanoğlu bir var bir yok /Azrail kapıda beklerken /

İçeri de ince hesap çok / Sonuç mu? / Dünya adına kazanan yok / Lakin kaybeden çok

 

*

Caddeler kalabalık ben ise yalnız / Dolaşıyorum avare avare bir selamsız

 

*

Nerede o eski günler, nerede o eski sohbet? / Bireyleşti toplum, bireyleşti millet / Mümkün değil artık bu düğümü çözmek

 

*

Diyorsun ki,

Gelmiyorsun ne de çok seviyorsun oraları             /

Diyorum ki,

İnsan umduğunu bulamazsa bulduğu ile mutlu olmalı    

 

*

Konuşmalar vardır hoş / Konuşmalar vardır boş /

İstersen boşu bırak da hoşa koş

 

*

İnsanları görünce bir çırpıda tanırım sanırdım /  Meğer insanlık değişmiş, kendim de bile yanıldım

 

*

Bak nasıl da hızlı geçiyor ömrün / Dün gelmeden oldu yirmi beş gün / Unutma ki sayılı günler bitecek bir gün / İster sevin, istersen defalarca dövün

 

*

Zaman birlik zaman dirlik zamanı / İstersen olma, görüyorsun çevredeki hüsranı / Allah korusun, kem gözlerde, bu cennet vatanı

 

*

Hemşerim sen de benim gibi yabancısın her halde /

Gel çayları ben alayım da iki kelam edek Anadolu havasında / Memleket, Tokat, Amasya / Ooo harika, akraba sayılırız bu uzak diyarlarda

 

*

Dost iyi niyetle uyarmışsa eğer / Cimri olma teşekkürü hemen veriver

 

*

Büyükler giderse önden, küçükler selamı keser birden / Çok geçmez normale döner hayat ve der özgürlük ne rahat

 

*

Komşular vardır yakın, komşular vardır ırak / Komşu çok önemlidir gerekir unutmamak

 

*

Hatasını gördü, zarar görmesin diye uyardı usulünce / Sonra da çok zoruna gitti teşekkür edileceği yerde küsülünce / Dedi kendi kendine, sana mı düştü şu dünyada her şeyi görmek / Çok mu zor, inceldiği yerden koparsa kopsun diye bırakıvermek / Gizli bir ses duydu:’ Ne görmeden geçebilirsin, ne de boş veri seçebilirsin’

 

*

Ne şiirden anlar ne de nesirden / Acaba konuşsam hangi dilden?

 

*

Herkese bir kader, sana da düşen bu kadar / Hakkına razı olmazsan toprağın altı da var

 

*

Gördüğün gibi yıkılmadım ayaktayım / İnternette olduğuma göre hala hayattayım

 

*

Her şeyi taktı kafaya düşündü ince ince / Düşündükleri onu düşünmedi düşünce

 

*

Yüzüme gülüp arkadan kızma / Fırsatını bulunca kuyumu kazma / Doğru ol, dürüst ol, menfaate sızma

 

*

Önceden: pirincin taşı siyahtı ayıklamak için yoktu problem / Şimdi: hepten beyazlaştı, ayıklamak için bulunmalı yeni yöntem / Ne demek istediğimi anlata bildim mi bilmem?

 

*

 

Reklamlar

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın