İnsan, biblo değildir. İnsan düşünceden ibarettir. Fakat öyle bir girdabın içindeyiz ki, güzelliğin ham maddesi görselleştirilmiş durumda…

Peki neden? Nasıl?

Ana sebebi dev ekranların pembe dizileri olabilir mi?

Elbette…

Dikkat ederseniz;

Baş roller de en göz alıcı kızlar ve spor salonlarının kaslı yakışıklı erkekleri olmak zorunda.

Makyajı, estetiği olan sıfır bedenler bakımlı sayılmakta.

Her gün ayrı şık elbise giymek modern insan konumunda.

Sadelik, sıradanlık, bir yelek ve bir çift terlik hizmetçiye yakıştırılmakta.

İşte tüm bunlar yeni nesile “güzelliğinle var olursun” mesajı vermekte.

Ne kadar tuhaf değil mi? Güzellik vitrinlerde sunulurken, düşüncelere ket vuruluyor.

Bu sebeple sosyal medya, fenomen olma hayali kuran gençlerle dolu. Evlilikler modaya uygun gereksiz israf pençesinde,

Sevgi, sevgiliyle kombine edilmiş renklerle romantik pozların gölgesinde.

Ve maalesef asıl güzellikler bu şekilde basitçe yitirilmekte.

Oysa insanı var eden insaniyetidir. Hayata bakış açısıdır, tavrı ve tutumudur, düşüncelerinde ki duruşudur.

İnsan, dizilerde özendirilen süs biblosu değildir.

O sebeple neyi sevdiğimizi, nelere değer verdiğimizi, hangi duyguları özümsediğimizi iyi bilmeli ve düşüncelerimiz değerince yol almalıyız.

Özümüzü görsele kaptırmayalım, gönlümüzün güzelliğiyle var olalım.

✒️_Nurşen Yayla_

Reklamlar

Bir Cevap Yazın