🌿Ötesiz bir zaman dilimi bu…
İçimde geçmişten o ilk su damlasından şimdinin vahasına bir soluk uzanıyor…

🌾Gözlerim çokça yaşamları resmetti bir araba camının boğusundan…

🎻Herkes yaşıyor,her şey varolmanın,daha çok varolmanın ,biraz daha ,azıcık daha varolmanın
tedirginliğide…

🍉Atomun merkezinde dönüp duran bu elektron,46 yaşındaki teyze,millete artık borç dahi vermeyen bakkal,yanlış hesaplar yapan bu mühendis,her gün ameliyatlara giren profesör ve dişisini etkilemeye çalışan,türlü danslar yapan ve şarkılar şakıyan bu kuş,hep birazcık daha varolmanın kederinde…

Abi tamam özür dilerim otobüs şoförleri ve makinistlerde biraz daha varolmak derdinde…

İyi de ama hepinizi yazamam ki yazı uzun oluyor,zaten okumuyorlar abi ya…

Kalmış olduğumuzun neresindeyiz…

Mezarlıklar gördüm,anne rahminden doğup,an ve sona doğru uzanan…Yeni doğmuş olmanın çığlığı ve ölümün soğuk sakinliği arasında kalmış herkesliklerimiz …

Çağdaş coğrafyalarda siyaset ve bilimin pişirdiği çocuklar doğuyor yaşamıma…Annem derdi hep “Ğude Mezına Kuremın”
(Allah büyüktür evladım)
Sanırım beni ve bizi bu nitelik ve niceliksiz çağın,faizin ve arıtılmamış suyun kirliliğinden koruyan da bu cümle…

Bu cümleye denk bir eşitlik ve kuvvet cümlesi ruhuma hiç değmedi…

Çenesi dayakla kırılmış bir mahalle delikanlısı gibi,yaşamımı bina ettiğim ideallerin ve inaçların çenelerine yediği yumruklara rağmen halen fiyakayı bozmaması cebimde unuttuğum 50 TL’yi bulmak gibi bir sevinç…

Gülme lan,öyle vallahi…

Cern’de hadron çarpıştırıcısını görmeyi çok isterdim,hayatım kısa ve sonlu ,birde Bağdat’ta gülen yüzlü çocuklar,Şam’da ekmek kokusu ve Kudüste bir çiçeği koklamak…

Elimi ısıran bir karıncaya çok kızdım dün…
Bir kurbağa bir opera sanatçısından daha yetenekli değil mi sizcede?

Soygazlar fikrimce çok havalı ,ben olsam ametal olurdum,biraz başkaldırırdım metallere…
Çevre mühendisleri atanmıyor şiir halen bilmeyenlerin kaleminde heba oluyor…Zamane insaları çok kaprisli ve banal…
Bakkallar yok artık devasa alış ve veriş merkezleri var,yol ücretleri zamlı,elektriği kim bulduysa modern dönem faturalar ile kendisinden sıkça söz ediyor…
Köpekler ve kediler kapışmıyor artık,her yer beton ,birbirlerini kovalayabilecekleri,
yaşayabilecekleri bir yer yok…Arılar sokmuyor artık,gözleri şiş kimseyi göremiyorum ortalıkta.
Herkes kendinden bir parça kaybetmiş gibi,herkes herkes gibi yahu…
Kuş sesleri yok,gece yıldızlar içimin gökyüzünden başka hiçbir yerde yok…
İlaçlarda iyileştirmiyor biliyor musun ?
Ruhumuz,kalbimiz ve dokunduğumuz her şey biraz hasta gibi…

Biliyor musun ölmeye de devam ediyoruz ,hayatın gerçekliği içinde…
Birkaç gün önce yüzümü her daim üç defa öpen bir kadının hayata elveda deyişine tanık oldu bendem…
Evlatları verdi onu toprağa ,yaşı 7 ile sıfırın toplamı idi.Sorsan bu sayı sadece bir rüya ve bir an idi…
Yaşam armağan ….An gibi…
Dilerim sana rahmet çünkü için dışın hep merhamet idi senin…
İnsan var ve yok…

Yani demem o ki yaşam çok değişkenli bir varyason…

Dur,ezan okuyor sesi kıs hayatının gürültüsünden…

Düşle …Yaşam bir armağan…

🎊🐞🌾
Barış Altıntaş
Kitap :”Düş Alemi’

Reklamlar

Bir Cevap Yazın