Bu kez süslü edebiyat cümleleri kurmayacağım, en doğal haliyle “nurseninkalemi’ni” anlatacağım…

Hayat gerçekten çok garip. Bir gün bir hayal kurarsın ve öyle şeyler olur ki, kırılma noktan hayaline ulaştırır.

Çocukken yazarlara karşı bir ilgim vardı. O yaşta beni etkileyen ise yazarların yaşama, insana, herhangi bir nesneye, olaylara bakış açısıydı.

Çok iyi hatırlıyorum, ortaokuldaydım, bir arkadaşımla sınıfta oturuyoruz. Pencere açıktı. Önce dışarıyı uzunca seyrettim. Sonra dönüp masa ve sandalyelere baktım, aklıma nereden nasıl geldi bilmiyorum fakat şu cümleyi kurmuştum;  “yazarlar ne kadar farklılar, onlar için şu sandalye sadece basit bir sandalye değil. Birkaç demir ve tahtadan oluşan bu eşyayı öyle güzel tanımlıyorlar ki, insanın bakış açısı şenleniyor, ruhu dinleniyor sanki. Seviyorum yazarları ve bakış açılarını. “demiştim…

Aradan yıllar geçti. Lise çağlarımdaydım. Kur’an kursunda yatılı hafızlık eğitimi alıyordum.

O dönemde de yine yazarlara olan ilgimi ve yazmaya dair merakımı dile getiriyordum. Fakat pek uzun sürmemişti bu düşüncem. Neden mi? Çünkü kendime psikolojik ket vurmuştum. “Ben yapamam, yazar olmak kim, ben kim, binlerce düşünce varken ben kendimi nasıl, kime ne derece ifade edebilirim ki… Biriyle paylaşsam bu düşüncemi belki de dalga geçerler. Neyse Nurşen unut gitsin olacağı yok nasılsa. ”diyerek kendime imkansızlık hükmünü giydirmiştim bile.

İçimde bir yerlerde izi kalan bu hayalimin yıllar sonra bana hüznü sebep kılarak adımlar attıracağından habersizdim.

Her şey 2020 yılında covid19 virüsü ile başladı. Virüsle alakalı birkaç yazı yazarak sosyal medyada paylaşımda bulunmuştum. Sonra iki ayrı yayınevi tarafından beğenilen yazılarımdan ötürü bana dönüşler geldi. Proje kitaplarda yer alır mısınız diye? İlk duyduğumda çok şaşırmıştım çünkü yazma hayalimi neredeyse unutmuştum bile, hiç beklemediğim zaman diliminde kurulan cümleler beni bir hayli şaşırtmış ve heyecanlandırmıştı.

Ne yapacağımı bilmeden tamam demiştim o an…

Tamam dedikten sonra uzunca düşündüm ben şimdi nereden, nasıl ve ne ile başlayacağım gibi sorular yönelttim kendime…

Proje kitap ismi “Hayatımın Dönüm Noktası” idi. Ve bir öykü yazmam gerekiyordu.

Sonra aklıma gelen cümle ile adım attım. “ Bir insan en iyi içinde bulunduğu duygunun zirve halini anlatabilirdi.“

Benim duygum hüzündü… 2018’de kaybettiğim babamın yasıydı…

2020 yılı, Mayıs ayının Ramazan gecelerinde sahura kadar uyumayarak ilk öyküm SİNEMDE Kİ HÜZÜN’ü yazdım.

İşte ben o gecelerde kalemi elime aldım. “Nurseninkalemi” diyerek Besmele çektim.

Henüz yolun çok başındayım. Rabbim nereye kadar ve nasıl bir yol ile müsaade eder bilemiyorum. Dua’m Rabbim hayırlı adımlar atarak, hayırla faydalı olarak yürümeyi herkese de bana da nasip eder inşallah.

Velhasılı kelam; Niyet, hayali hakikat yapar. Doğruluğundan emin olduğumuz hayallerimizin ardından koşmalıyız. Allah’ın izniyle hayallerimize bir gün mutlaka yetişiriz.

Sevgi ve muhabbetle…

✒️_Nurşen Yayla_

Reklamlar

Bir Cevap Yazın