muggs of tea placed on wooden border

Gel hele oğul şuraya / Anlatayım sana birazcık askerlik anısı / Belki seninle de olur azıcık bağlantısı

*

Afetlerde anlatma bana depremi, yangını, seli / Ama göster bana öncesinde Sen ne yaptın hani?

*

Ah şu virane çeşmeler / Dili olsa da söyleseler / Kimler bakıp geçtiler / Kimler kimler su içtiler / Ve çekip ahirete gittiler / Ya geride kalanlar / Yine dünyaya meylettiler

*

Eskiden dostlar gibi resimlerde idi ömürlük / Şimdi onlarda değişti, ikisi de oldu günlük

*

İlk resmim belli lakin meçhuldür son resmim / Çünkü bilmiyorum nerede tükenecek nefesim

*

Ey oğul;

Fitne fesat çıktığında ortaya / Dikkat et, sakın kafanı karıştırmaya

*

Zamanla zayıflasa da hafızalar / Unutulmaz hiçbir zaman anılar / Arada bir uzanıp mazinin içine / Ayşe, Fatma, Veli diye sayıklar

*

Tertemiz di şu kainat / Dokunmasaydı elimiz / Verdik omuz omuza, kirlettik onu biz /Temizlemek mi? / Kimsecikler yok / Yine biz. / Haydi, o zaman / Gelelim hepimiz

*

Översen birini, senden yoktur iyisi / Ya birde yerersen olursun alemin delisi

*

İşimize gelince gezeriz diyar diyar / İşimize gelmeyince (özel günler için) mazeret hazır, efendim virüs var / Hadi oradan, arkadaşın da yutar

*
Yaşlı amca dedi: Yolun ahirine geldik, kötü günlerimizi unut üzülme artık cancağızım / Sen bana – ben sana bu yaştan sonra lazım

*

Yeni bir yıl yeni bir ümit diye diye / Bak yıllarda gidiyor birer birer geriye / Hala açmamışsa alemi İslam’da çiçekler / Buna kafa yormayan Müslümanlar, nasıl hesap verecekler?

*

Yol çift, yolcu tek / Birinde haram birinde helal /

Serbestin oğul istediğinden al / Lakin ahirde ya cennet ya cehennem  / Son mahal

*

Dönüp de bir bak geriye / Düşün ne kadar yaşadım diye / Garantisi olmayan yarın ki güne / Değer mi be nefsim günaha girmeye?

*

Yıl gider yıl gelir / Taş gibi insan bir sivilce ile erir / Deli divane olsan elden ne gelir / Gidene mi yanan, gelene mi sevinen?

*

Akıllı ol gavur hep ikili oynar / Müslümanın halinden ancak Müslüman anlar

*

Sen gülüyorsun diye ben gülemem ki / Kapalı tenceredir insan içini bilemem ki

*

Adam bayramdan bayrama sarılır eşine / Sonra da şekva eder, bizde sevgi yok diye

*

Mayın döşenmiş yoluma / İstesem de gelemem / Rüyalarda karşımdasın amma/ Gözümü açınca göremem

*

Bu lafları nereden buluyorsun diye soruyorlar / Sağ olsunlar, sokaktakiler beni yormuyorlar

*

Boş ver artık yazma diyorlar / Okuma özürlüler yazmanın kıymetini bilmiyorlar

*

Gelen olur, giden olur / Gideni küstürme dönen olur

*

Ey köşede ağlayan yetim çocuk  / Ağlama artık, sakin ol, Yaradan büyük

Reklamlar

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın