(olumlu senaryo)

İlimizin kenar mahallesinde   x İlköğretim Okulu’nun zemin katında bulunan kazan dairesinde öğrencilerin dağılacağı akşam saatlerinde yangın çıktı. Yanık kokusunu hisseden nöbetçi öğrenci derhal müdüre haber verdi. Müdür nöbetçi öğrencinin  yangın alarm düğmesine basmasını tembih ederek kendisi de yangın söndürme cihazını alıp, hemen kokunun geldiği zemin kata koştu. Bu arada alevler koridora doğru hızla yayılıyordu. Alarmı duyan müdür yardımcısı acilen itfaiyeyi arayarak yangını haber verdi. 110 (şimdi 112 de birleşti acil numaralar)  itfaiye meşgul çalmadı. Müdür yardımcısının bir an aklından, çünkü bu noktada  ilimizde üç yıldır, Milli Eğitim Müdürlüğü Sivil Savunma Uzmanlığının rehberliğinde, okul müdürleri ve  öğretmenlerin samimi desteğiyle, sivil savunma kulüpleri tarafından (kulüp isimleri de değişti)  tüm okullarda  ‘’Acil numaraların  boşa meşgul edilmemesi’’ için bilinçlendirme çalışmaları yapılmıştı. Artık öğrenciler Acil Yardım Merkezlerinin önemini kavramış ve birer sivil savunma gönüllüsü olarak ailelerinden başlayarak ulaşabildikleri herkese anlatmaya çalışıyorlardı. Bu bağlamda; Acil Yardım Merkezlerini boşa arayarak meşgul edenlerin sayısı yok denecek kadar azalmıştı. ‘’ diye geçti ve iyi ki ben de samimi olarak destek olmuşum, bak şimdi çok işe yaradı. Destek olmasaydım şimdi vicdan azabı çekerdim diye mırıldandı. ( geçmişte merkezde tüm okullarımızda, öğrencilerin anlayacağı dille Acil numaraları doğru kullanımı seminerleri, konferansları vermiştim. Yerel TV’ de program yapmış, gazetelerde makaleler yazmıştım.)

Okul Müdürü yangına ilk müdahaleyi yaparken, söndürme ekibinde görevli personel, diğer yangın söndürme cihazlarıyla yardıma geldiler ve aynı zamanda dâhili yangın hortumları açılarak kullanıma hazır hale getirildi. Olumsuzluk yaşanmaması için hizmetli personel hemen elektriği ve doğalgazı kapattı. Alternatif ışıklandırma devreye girdi. Bu arada kurtarma ekibi derhal toparlanarak tatbikatlarda kullandıkları tahliye kapısını açık konuma getirdiler. Dumandan etkilenmemek için öğrenciler ısladıkları mendillerle ağızlarını, burunlarını kapatarak tahliye vaziyeti aldılar. Tahliye komutuyla beraber önde sınıf başkanı, arkada öğretmen olmak üzere  dışarı çıkıp, önceden tespit edilen güvenli alanda sessizce daire şeklinde toplandılar. Bu arada yangını duyan öğrenci velileri de okulun ayrı bir köşesinde toplanmışlar, öğrencilerin teslim edilmesini bekliyorlardı. Sınıf öğretmenleri, dairenin ortasında yoklama alıyordu. Üçüncü sınıftan özürlü bir öğrencinin tuvalete gidip gelmediği öğrenildi. Kurtarma ekibi derhal içeri girerek o öğrenciyi çıkardı. Bir ana sınıfı öğrencisinin de korkudan bayıldığını gören ilk yardım ekibi hemen müdahale etti.

 

Bu arada itfaiye sirenleri duyuldu, yangın mahalline kolayca ulaştı, çünkü okul yolu koruma ekibi tarafından, itfaiye gelmeden açılmıştı. Okuldaki ekip yangını söndürmeyi başarmış, itfaiyeye sadece soğutma işi kalmıştı. Bu arada basın mensupları gelmiş, velilerin panik yapmadan, çocukların arasına katılmadan ayrı bir köşede sessizce beklediklerini görünce yangın çekimini unutup, onlarla röportaj yapmaya başlamışlardı. Bu arada ikinci sınıf öğrencisi Elif koşarak annesinin yanına geldi, annesi  Elif’i derhal,  sınıfının toplandığı yere gönderdi. Bu röportaj yapan basın mensubunun dikkatini çekmişti, nasıl olur anne çocuğunu alıp gitmiyor, geri sınıfının toplandığı yere gönderiyordu. Bunun sebebini anneye sorduğunda, anne okulda daha önceden tatbikat yapıldığını ve bu tatbikata öğrenci velilerinin de katıldığını, deprem, yangın gibi durumlarda güvenlik açısından olumsuzluk yaşanmaması için öğrencilerin ailelerine tutanakla teslim edileceğinin söylendiğini ve uygulamasında yapıldığını,  çocuğunun güvenliği için Elif’i geri sınıfına gönderdiğini söyledi. Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullara dağıtılan megafon şimdi çok işe yarayacaktı. Çünkü güvenlik gereği elektrikler kesildiği için mikrofonla konuşma imkânı yoktu. Okul müdür yardımcısı megafonun alarmına basarak önce dikkat çekti sonra bahçede toplanan öğrenci ve velileri bilgilendirme konuşması yapması için megafonu müdür beye verdi.

Okul Müdürü;

‘’Değerli velilerimiz, ekip personelimizin olağanüstü gayretleriyle yangın tamamen söndürülmüş olup itfaiye tarafından soğutma çalışmaları devam etmektedir. Tüm sınıfların yoklamaları tamamlanmış, üzücü herhangi bir  duruma rastlanmamıştır. Öğrencilerimiz sınıf öğretmenleri tarafından tutanakla sizlere teslim edilecektir. Sizlerin nezrinde Milli eğitim müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. ‘’İlgisiz bilgi işe yaramaz’’ felsefesinden yola çıkarak, bizleri bu noktada sadece bilgilendirmedi ve aynı zamanda ilgilendirdi. Yangından korunma malzemelerini daima faal olarak tutmamızın bir gün mutlaka işe yarayacağını ısrarla tavsiye etti. Bizzat kendi refakatinde sizlerle beraber yangın tatbikatı yapmamızı sağladı. ’’Söylersen unuturum, gösterirsen yarısını hatırlarım ama yaptırırsan hiç unutmam ve ihtiyaç olduğun dada bilinçli olarak uygularım’’ sözünden hareketle, bakınız bugün faydasını gördük. Öğretmenlerimizde, öğrencilerimizde ve sizlerde panik yaşanmadı. Herkes önceden belirlenen görevini yaptı. Olması gerekende budur. Hepimize geçmiş olsun.’’

Öğrenci ve veliler tarafından okul yönetimi uzun süre alkışlandı. Basın mensubunun aklı hala annesinin Elif’i geri göndermesinde kalmış, okul aile birliklerinin eğitilmesi ve tatbikatlara katılmasının önemini gözleriyle görmüş ve bunu özel haber yapmaya karar vermişti.

Okullarını ve çocuklarını yangın felaketinden zararsız kurtaran okul personeline teşekkür için, bir grup okul aile birliği temsilcisi, bir hafta sonra kendi hazırladıkları yiyeceklerle öğle yemeği ikram ettiler. Ayrıca yangında kullanılan söndürme cihazlarını da Okul Aile Birliği olarak tekrar doldurmak istediklerini okul müdürüne bildirdiler.

Netice olarak, bir afet sonrası can mal kaybı olmadan afiyet olursa alkışlayan çok olur. Yok eğer tersi olursa bu seferde hakaret edenler çok olur.

(NOT: Muhtemel afetlere karşı, öğrencilerin velilerle beraber hazırlanmasının gerektiğinin önemine dikkat çekmek için 10.09.2008 tarihinde yazılan olumlu bir senaryomdur. AFAD 13 sene sonra tüm ülkede öğrenci velilerine afet farkındalık eğitimi verilmesi çalışması başlattı)

 

Reklamlar

By MAHİR ODABAŞI

1966 yılında Çorum ili Osmancık ilçesi Seki Köyünde doğdu. İlkokula köyünde başlayıp daha sonra Ankara Çankaya Mithatpaşa İlkokulundan 1977 yılında mezun oldu. 1985 yılında Kargı ilçesinde memuriyete başlayıp sırayla Osmancık ve Mecitözü ilçelerinde 2001 yılına kadar görev yaptı. 1990 yılında İşletme Fakültesini bitirdi. 1991 1992 yılında Ankara Mamak Muhabere Okulunda kısa dönem olarak vatani görevini yaptı. 1990 - 2000 yılları arası çeşitli ilköğretim ve liselerde dışardan İngilizce ve İlk Yardım derslerine girdi. 2001 yılında açılan Sivil Savunma Uzmanlığı sınavını kazanarak Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladı. 2019 yılında, ikinci üniversite olarak Atatürk Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Okulunu bitirdi ve C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı belgesini aldı. Halen İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta olup, evli ve 2 İlköğretim Matematik Öğretmeni babasıdır.

Bir Cevap Yazın