Kalbim acıdığında ve ağladığımda içime “İşte bu son, bu bir sondur!” dediğimde, yenildiğimde yani küstüğümde evet küstüğümde en çok da kendime… Bir helallik almam gerekeceğini bir gün kendimden, kendi nefsimden, düşünmeden bilmeden zulmettiğimde suçladığımda kırıldığımda dışımdaki dünyaya, en çok da kendime…
Tanığım şu ceviz ağacıydı bir de salıncakların üzerinden nazenin siyah salkımlarını uzatan asma dalıydı. Siyah üzümleri galiba benden çok seven sığırcık kuşlarıydı. Ezana mukabil uyandığım alacakaranlıklarda esen hafif rüzgâr da tanıktı ve tanıdıktı gözyaşlarıma. Ama galiba en çok ceviz ağacıydı haldâş olduğum. Bir gün kendimden helallik almam gerektiğini bilmeden, düşünmeden hesapsızca acı çektiğim küstüğüm -en çok da kendime- zamanlarda…
Durgun bir suya eğileli, sonu gelmez gibi görünen bir gençliğin ve güzelliğin yüzünü seyreyleyeli, hesap tutmayı sevmiyorum, kaç zaman oldu? Kaç kez yaprak döktü ağaçlar, kaç kez göç eyledi kuşlar Akdeniz’in kokusunu duyup? Ardından gelen zaman kardı, kıştı. Kaç kez buz kesti ellerim ve ayaklarım? Kaç kez yıkadım yüreğimi hatıraların alev/ateş ırmağında ve kaç kez kanadı zihnim geçmişi andığımda? Sahi kaç zaman oldu! O durgun suyun aynasında, usanmadan seyrettiğim bitimsiz sandığım genç ve güzel yüzümün üstünden, kaç mevsim geçti ve kaç acı ve kaç gölgeli bakış ve kaç gözyaşı sağanağı ela gözlerimden… Saymadım.
Vurulduğum yerlerimdeki yaralarımı gösterecek kadar cesur değildim. Ama yaralarımı saklayacak kadar mahir de değildim. Şimdi burada, bu ceviz ağacının gölgesinde, oturup ilk kez hakkımı helal ediyorum kendime. Çok çektirdim sana diyorum, kendime çok çektirdim diye ekliyorum.
Kendi gerçeğimi anlamak bu dünyanın en çileli yolculuğuydu. Ne olduğumu bilmeden geldim bu dünyaya, ya da bildim Elest Bezmi’nde de unuttum geldiğimde neye söz verdiğimi, ne olduğumu. Sonra yıllarca “Neyim ben?” sorusuyla adımladım hayatı…
Ama aşk, ruh ve çile şahittir ki gecenin sabaha dönük yüzü, yani ki ezana nazır alacakaranlıklardaki gözyaşı okları en çok “ben”i vurmuştur kalbimin ortasından. Hepsi bu…
( Habibe Poyraz Gündüz)

Reklamlar

By Habibe Poyraz Gündüz

Edebiyat Öğretmeni, yazar, şair Instagram @defterh

Bir Cevap Yazın