Bismillah,

Bir kitap tahlilinde liseli erkek bir kardeşimiz söz almıştı. Dedi ki: “Lütfen gençler dinini kaybedince kızmayın, onları dışlamayın. Çünkü şuanki eğitim sisteminde bize öğretilen bulutun yağmur yağdırdığı, toprağın yemiş verdiği. Biz böyle bir sistemde, dinin yer almadığı bir sistemde dinimizi muhafaza edemiyoruz. Ben çok uzun süren bir sorgulamanın sonunda imanımı buldum…” Tehlikenin farkında mısınız? Çocuklar bilimin ışığında değil, bilimin her şeye malik olduğu (!) düşüncesince eğitiliyor. Sadece haftada iki saatlik din kültürü ve “ahlak bilgisi” derslerinde gördükleri bilgilerle dinlerini, özlerini muhafaza edemiyorlar. Bilim, ancak Allah’ı tanımamız için verilmiș bir bilme sanatıdır. Sorgularsın, araştırırsın ve tefekkür kapılarını açarsın. Bilime kendi başına yeter gözüyle bakmak, çocuklara güvensizlik aşılıyor. Bırakın çocuklar araştırsın, araştırmayı sevsin. Bilimsel deneyler yapsın. Ama lütfen “gördüğüme inanırım” diyecek düzeyde değil. Gördüğü, görmediğini görür derecesinde düşündürmek için verilmiş. Kendisini tanıtan Zât’ı tanımak için binlerce dallara ayrılmış bilim dallarından hareketle, en yüksek basamağa çıkmak olsun gayesi. Reddetmek değil… Toprak vermiyor. Yağmuru yağdıran gökyüzü değil. Atomlar birleşip kendi kendilerine bir şeyler yapmıyorlar. Her şey bir nizam içinde hareket ediyor ve bu nizam inanın boşuna değil…

Reklamlar

By Sena Teper

Sanat Tarihi Öğretmeni, Çocuk Gelişimci, Yazar

Bir Cevap Yazın