Merhametten burun kıvıran sözüm ona uyanık insanlar, gerçekten uyanıklar mı? Sormak istiyorum. Çünkü kalbi uyuyan bir insan uyanık olamaz. Herhangi bir eşyayı satarak: kim bilir belki ailesinin geçimini sağlamak için, belki okumak için, belki hastalığı için ya da sadece çalışmak istediği için çalışan bir çocuk, bizlere emanettir. Dışlamak ne kelime? Düşünce bile sahip çıkamadığına üzülmek gerekir. Ben metrobüs yolunda itilen ve ağlayan kız çocuğunu unutamıyorum. Dilini bilmediğim için işaret diliyle anlaştığım o çocuğun bakışını unutamıyorum. “Bir çocuğu yola itmek!” Eğer çocuk yetimse daha da üzülmek gerek! Bir de itilmese de, dövülmese de(!) bir şey sattığı için ya da para istediği için azarlanan, kalbi kırılmış çocuklar var. Her gün biraz daha katılaşan kalplerimizle kırdığımız yumuşak kalpler var… Hatırı sorulmayan insanların hatırı kalıyor üzerimizde. “Gülümsemek sadakadır.” İslam dininde. Sebebini şimdi çok daha iyi anlıyorum. Geçim derdine düşmüş bir kişiye gülümseyerek kısa bir nefes aldırabiliyorsunuz. Düşen bir çocuğa şefkatli bir bakışla şefkat yaralarını sarabiliyorsunuz. Ya da kimse olmasa, o an gülümsediğiniz sadece kendiniz olsanız bile daha da güçlenebiliyorsunuz. Evet, gülümsemek sadakadır. Bu “sadaka” dan sadakat de doğar. Siz hiç fark etmeseniz de sadakatin tohumunu ekersiniz. “Aranızda selamı yayın.” hadisi şerifinde olduğu gibi: selamlașarak, gülümseyerek muhabbetinizi artırın. Şuan ihtiyacımız olan şey yabancılașmıș hoşsohbetimize kavuşmak değil mi?
Günü aydın olmak, kendi aydın, kalbi aydın olmak, aydınlanmak ile başlıyor. Aydınlanmak da fark etmekle. Bugün, gülümsemenin sadaka olduğunu fark ederek aydınlansın gününüz…

Reklamlar

By Sena Teper

Sanat Tarihi Öğretmeni, Çocuk Gelişimci, Yazar

Bir Cevap Yazın